Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yanlar
– Etraflar
– Yan taraflar
– Yan çevreler
Cümle içinde kullanımı: “Ecnâb söylentilerine kulak asacaksan bu dil konuşsa neye yarar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yanlar
– Etraflar
– Yan taraflar
– Yan çevreler
Cümle içinde kullanımı: “Ecnâb söylentilerine kulak asacaksan bu dil konuşsa neye yarar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Pek yakışıklı
– En güzel
– En yakışıklı
Cümle içinde kullanımı: “Ecmel aynaya baktı mı güzelliğini görerek hırsa kapılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Erkek develer
– Develer
– Yük taşınan hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Çölde toplanan ecmâl orada yaşayanların eli ayağı gibidir.
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bütünü
– Hepsi
– Kaffesi
– Cümlesi
– Tümü
– Hep
Cümle içinde kullanımı: “Ecmâîn toplandı mı bu borcu kapatabiliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Toplanmış
– Çok birikmiş
– Üstü açık ev
– Ziyade birikmiş
– En toplu
Cümle içinde kullanımı: “Büyük evlerde ecma eden aileler birbirine düşkündür.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sefiller
– Cilfler
– Yoksullar
– Alçaklar
Cümle içinde kullanımı: “Bir ülkede eclâf sömürülüyorsa orada adalet ve eşitlik bulamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kuvvetler
– Hayvan derileri
– Kısır hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Tabaklanacak eclâd için önce ustasını bulmak gerekir, herkesin yapacağı iş değil o.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Besbelli
– Çok açık
– Apaçık
– Meydanda olan
Cümle içinde kullanımı: “Eclâ görülüyor ki yalanı içinde kaybolmuş ve gerçeği artık bulamıyor.”
Kökeni: Arapça-ad
– Sebep
– İllet
– Cihet
– Hastalık
– Bozukluk
– Neden
Cümle içinde kullanımı: “Rüyalarınızdaki imgeleri ecl olarak görmek yerine daha çok bilinçaltınıza yönelmelisiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karşılık
– Ücret
– Bir iş karşılığında verilen şey
– Mükafat
– Sevap
– Doğru
Cümle içinde kullanımı: “Köylü kadınların tarla işi sonrasında aldıkları eciri kocalarına vermeleri büyük haksızlık.”