Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Korkaklar
– Parazitler
– Kıçlar
– Arkalar
– Kapı kilitleri
– Enseler
Cümle içinde kullanımı: “Bereket versin ki ekfâl yüreklere sahip olanlar bu yarışı kazanamayacaklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Korkaklar
– Parazitler
– Kıçlar
– Arkalar
– Kapı kilitleri
– Enseler
Cümle içinde kullanımı: “Bereket versin ki ekfâl yüreklere sahip olanlar bu yarışı kazanamayacaklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kederler
– Üzüntüler
– Acılar
– Tasalar
Cümle içinde kullanımı: “Üstümüze çöken ekdâr bizi ağır ağır öldürmeye başlamıştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Muhiddin-i Arabî tarafından kurulan tarikat
Cümle içinde kullanımı: “Ekberiyye tarikatına mensup olan iki adam insanların içerisinde bağırmaya başladılar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En büyük
– Daha büyük
– Çok büyük
– Azam
– Ulu
– Allah’ın sıfatlarından biri
Cümle içinde kullanımı: “Allahü Ekber nidalarıyla şükürler ediliyor eller havaya açılıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karaciğerler
– Kebedler
– Ciğerler
– Bağırlar
Cümle içinde kullanımı: “Bu ani ölümler ekbâdımızı yaktı geçti, yüzümüzde yaşlar bıraktı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yalanlar
– Uydurma sözler
– Aslı olmayan kelamlar
– Kıtırlar
Cümle içinde kullanımı: “Bizlerin gözünü boyamak için öne atılan ekâzibe inanmıyoruz artık.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Soylu davranışlar
– Kerem sahipleri
– Lütuf sahibi
– Asalet sahibi
Cümle içinde kullanımı: “Dilerim borcunuzu üstlenen kişi ekârîm biridir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Efserler
– Taçlar
– Süslü başlıklar
Cümle içinde kullanımı: “Makamını ekâlil ile süslesen ne olur vicdan sahibi değilsen.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Obur
– İştahı çok olan kimse
– Çok yiyececi
– Doymak nedir bilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Çocuklarını ekâl domuzlar gibi yetiştirme sağlıklıklarını bozacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Saygın kişiler
– Büyükler
– İleri gelen kimseler
– Devlet ricali
– Görgülü ve fazilet sahibi kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Toplantıya ekâbir ve yaşça büyük akrabalarımız katılacak.”