Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-mezâk
– Tatsız
– Zevksiz
– Lezzetsiz
– Tadı kötü olan
Cümle içinde kullanımı: “Hatun hanımın elinden çıkan tüm yiyecekler bî-mezak olduğu için mutfaktan çıkarıldı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-mezâk
– Tatsız
– Zevksiz
– Lezzetsiz
– Tadı kötü olan
Cümle içinde kullanımı: “Hatun hanımın elinden çıkan tüm yiyecekler bî-mezak olduğu için mutfaktan çıkarıldı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-merhamet
– Şefkatsiz
– Acımasız
– Merhametsiz
– Kötü yürekli
– Kalpsiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-merhamet kişilere el açmak, diz çökmek zorunda bırakmasın Allah bizi.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-mekân
– Yersiz
– Yurtsuz
– Barınacak yeri olmayan
– Kalacak yeri olmayan kimse
– Yurdu olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Sanma ki bî-mekân bıraktın, ben sevdiklerimin zihinlerinde ve dahi yüreklerinde hep yaşayacağım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Mecalsiz
– Dermansız
– Güçsüz
– Kuvvetsiz
– Mecalsiz
– Takatsiz
Cümle içinde kullanımı: “Beni böyle bî-mecâl bırakan duyduklarım veyahut gördüklerim değil duygularım.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-karışık
– Anlamsız
– Karışık
– Manasız
– Absürt
– Anlamı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Yalanlar söyle, bî-me’âl kelamlar diz ve yine beni aşkınla kandır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hastahane
– Hastaların bakıldığı tedavi olduğu yer
– Tımarhane
– Akıl hastalarının tedavi edildiği yer
Cümle içinde kullanımı: “Bîmâristân da bulunan meczupların çoğu sevdiklerini kaybeden ve bu acıya dayanamayan gariplerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hastahane
– Tımarhane
– Akıl hastanesi
– Akıl hastalarının yatırıldığı yer
Cümle içinde kullanımı: “Bîmâr-hâneye yatan insanların çoğu akıllıların zulmünden kaçmışlardır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hasta
– Güçsüzler
– Savaşta elde edilen kadın köleler
– Alil
– Sakat
– Hastalıklı
Cümle içinde kullanımı: “Biçare bîmâre ve yoksullar gelecek yardım elini dört gözle bekliyorlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hastabakıcı
– Hastaya bakan kimse
– Hastalara yardımcı olan kişi
Cümle içinde kullanımı: “Malum bîmâr-dâr olmadan tek başına yaşaması kendine bakması imkansız.”
Kelime Kökeni: Farsça-bîmâr çoğul biçimi
– Hastalar
– Rahatsızlar
– Düşkünler
Cümle içinde kullanımı: “Burada yatan bîmârân hem bedenen hem aklen yarım kalan insanlardır.”