Kelime Kökeni: Arapça-bâlig çoğul biçimi
– Ulaklar
– Haberciler
– Postacı
Cümle içinde kullanımı: “Tez getirin bullâgı efendimizin fermanını şeyhe götürecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâlig çoğul biçimi
– Ulaklar
– Haberciler
– Postacı
Cümle içinde kullanımı: “Tez getirin bullâgı efendimizin fermanını şeyhe götürecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Maymun iştahlılık
– Hevesi çabuk geçen kimse
– Kararsızlık
Cümle içinde kullanımı: “Suskunluğumun sebebi bulhevesî olmak değil karşımdakinin yüreksiz oluşudur.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Çabuk kanan tarzda
– Maymun iştahlı olarak
– Kararsız olan
– Hevesi çabuk geçen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bulhevesâne biriyle gönül işlerine kol sıvanmaz kardeş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Maymun iştahlı
– Çabuk kanan
– Kararsız
– Hevesi çabuk geçen
Cümle içinde kullanımı: “Bulheves biri olup çıktım bu günlerde elimi attığım her şeyden zevk almıyor kaçıyorum.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bulaşık+Farsça-hâne
– Bulaşık yıkanacak yer
– Bulaşık yeri
Cümle içinde kullanımı: “Askeriyede tüm askerliği bulaşıkhâne de kap kacak yıkayarak geçirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bulamak eylemi
– Bir cins toprakla bulandırarak yaptıkları koyu pekmez
– Üzüm şırasından yapılan pekmez
Cümle içinde kullanımı: “Çamura bulamadan altını bulamazsın diyorlar öyle değil mi?”
Kelime Kökeni: Ad
– Tere
– Turpgillerden bitki
Cümle içinde kullanımı: “Bulak otunu çocukluktan beri yufka ekmeğe sarıp yemeyi çok severim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kaynak
– Ayn
– Kendince çıkan su
– Kaynayan pınar
– Memba
– Menşe
Cümle içinde kullanımı: “Yer altından çıkan bulak soğuk suyuyla tüm hayvanlara yarıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İlginç olma
– Şaşkınlık yaratma
– Dikkate layık
– Enteresan
Cümle içinde kullanımı: “Bul’acebî davranışlarının arkasında sevgiye muhtaç biri var. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Şaşkınlık uyandıran
– İlginç
– Enteresan
– İlgi çekici
Cümle içinde kullanımı: “Bul’aceb olayların baş kahramanı olarak hayatlarımızdan deyim yerindeyse akıp gitti. “