Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok istekli
– Çok kibar
– Arzulu
– Çok nazik
– İstekli
– Hevesli
Cümle içinde kullanımı: “Evvelinden niyaz sahibi erved biri olan nam salmıştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok istekli
– Çok kibar
– Arzulu
– Çok nazik
– İstekli
– Hevesli
Cümle içinde kullanımı: “Evvelinden niyaz sahibi erved biri olan nam salmıştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yoğurt
– Maya katılarak yapılan süt ürünü
Cümle içinde kullanımı: “Hanım dediğinin mahareti yaptığı ervebten anlaşılır derdi anam.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Romalılar
– Anadolu halkları
– Rumlar
Cümle içinde kullanımı: “Roma imparatorluğundan gelen ervâm mitolojiye meraklıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Perdeler
– Çadırlar
– Örtüler
– Revkler
– Çergeler
Cümle içinde kullanımı: “Bu fırtına yağmur devam edersa ervâk üzerimize yıkılacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ruhçuluk
– Canlıcılık
– Tinselcilik
– Spritualizm
– Spiritüalizm
Cümle içinde kullanımı: “Ervâhiyye evrenin gerçeğinin manevi nitelikte olduğunu öne süren görüştür.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Melekler
– Güzel huylu kimseler
– Manevi varlıklar
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim fani ömrümüzde karşımıza ervâhı latife kimseleri çıkarsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Cinler
– Kötü ruhlar
– Habis
– Anarşist ruhlar
– Allah’a itaat etmeyen ruhlar
– Soysuz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ervâhı habise olandan sakının, cehennemin dibinden dahi kötülük getirir size.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ruhlar
– Canlar
– Özler
– Tinler
Cümle içinde kullanımı: “Cihanda ne için yaratıldığını bilmeyen ve bir gaye gütmeyen bir sürü ervah vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gözü pek
– Genç
– Yakışıklı
– Cesur ve yiğit
– Güzel genç
Cümle içinde kullanımı: “Boylu poslu erva bir yiğit karşımızda dururken neden yalan söyleyelim.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Nazik
– Sevimli
– Kibar
– İnce yapılı
– Narin
Cümle içinde kullanımı: “Nazenin eruz güzelliğiyle öyle bir çalım atıyor ki sanırsın dünyayı o yarattı.”