Kelime Kökeni: Sıfat
– Cinlerle ilgilenen veya uğraşan kimse
– Cin çağıran ve onlarla konuşan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buralarda cinci hoca diye andıkları biri vardır, insanlara dualar ve muskalarda yapar.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Cinlerle ilgilenen veya uğraşan kimse
– Cin çağıran ve onlarla konuşan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buralarda cinci hoca diye andıkları biri vardır, insanlara dualar ve muskalarda yapar.”
Kelime Kökeni: Arapça-cinâyet+Farsça-kârâne
– Cinayet işlercesine
– Adam öldürürcesine
Cümle içinde kullanımı: “Cinâyet-kârâne dövdüğü yetmiyormuş gibi bir de malına mülküne zarar verdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cinâyet+Farsça-kâr
– Cinayet işleyen
– Adam öldüren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Her kim ki cinâyet-kâr olsun, ne bu dünyada ne ahirette affı bulamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Öldürme
– İnsanın canına kast etme
– İnsanın uzuvlarına yönelik saldırma
– Katl
Cümle içinde kullanımı: “Her dinde her inanışta cinâyetin bedeli cehennem olup affedilemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-edat
– Söz veya anlam bakımından birbirine benzer kavramlar içerecek iki söz yada söz öbeğinin farklı kavramlar içerecek biçimde aynı cümlede veya beyitte bulunması
Cümle içinde kullanımı: “Kelimelerin gücünden yararlanan her yazar ve şair mutlaka cinâsın büyüsüne kapılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cennet çoğul biçimi
-Cennetler
– Güzel bahçeler
– Uçmaklar
– Sekiz cennet
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyanın cinânı gözlerindeki ışıltı, amberiyse kokundur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cinayet
– Cinayet işleme durumu
– Biri öldürmek
– Adam öldürme
Cümle içinde kullanımı: “Dinen ve insanen bağışlamayacak tek günah cinâ’iyyet’tir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cinayetle ilgili
– Cinayetle alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Mefhum olayla ilgili tüm cinâ’î haberler soruşturma sonrasında duyulacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ecinni
– İnsandan farklı olarak görünmeyen bir cins yaratı
– Zeki ve uyanık kimse
– Kavrayışlı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Söylediklerinizi anlayacak kapasitede cin gibi bir kadındır.”
Kelime Kökeni: Fransızca-gimnastique
– İdmanlar
– Vücudu zinde tutmak ve spora alıştırmak için yapılan oyunlar
– Vücut alıştırmaları
– Kültürfizik
– Jimnastik
Cümle içinde kullanımı: “Çocukluğundan bu yana cimnastik yaptığından esnek ve çevik bir bedene sahip.”