Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sidik
– Pislik
– İdrar
– Dışkı
Cümle içinde kullanımı: “Görmedim kalbindeki çemîni, görebilseydim eğer meftun olur muydum?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sidik
– Pislik
– İdrar
– Dışkı
Cümle içinde kullanımı: “Görmedim kalbindeki çemîni, görebilseydim eğer meftun olur muydum?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çimenlik
– Bahçelik
– Çayırlık
Cümle içinde kullanımı: “Tüm çocukluğum ve ilk gençliğim çemen-zâr da yalın ayak koşarak geçti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bağ budayıcı
– Bahçıvan
– Bağla bahçeyle uğraşan
Cümle içinde kullanımı: “Çemen-pîrâ çalıştığı sürece köşkün çevresi her zaman yeşil kalacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bahçıvan
– Bağ ve bahçeye bakan
– Bahçeyi düzenleyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Çemen-ârâ kuruyan ağaçları yeniden canlandırıp yeni çiçekler açmasını sağladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-çemân+Arapça-î
– Saki
– Salınarak yürüyen
– Nazlı nazlı yürüyen
Cümle içinde kullanımı: “İncecik beli çemânî salınışıyla kalbimi yerinden oynatan sevgili.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şarap kadehi
– Salınarak yürüyen
– Çemen
– Nazlı nazlı yürüyen
Cümle içinde kullanımı: ” Gözleri ahu yürüyüşü çemân dilber, yaktın geçtin ocağımı!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Salip
– Haç
– Üç ayaklı sehpa
– Put
– Sanem
– İdola
Cümle içinde kullanımı: “Göklerin sesini işitmeyip insanın elinden çıkan Çelipâ mı dua ediyorsunuz?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Taşçı tarağı
– Çekiç
– Dişengili değirmen taşı
– Çakmak türünden sert taş
Cümle içinde kullanımı: “Çekûç buğdayı ezip una çevirirken bereket taşıyordu misli misli.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gürz
– Topuz
– Eski dönemlerde kullanılan savaş aleti
– Damlamış
– Ağır topuz
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerindeki ağırlık çekîde misali üzerime iniyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kılıç, bıçak gibi metalların çarpışmasından çıkan ses
Cümle içinde kullanımı: “Tek duyabildiğimiz dışarıdan gelen çekâçâk sesleri ve bağrışlardı.”