Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Elinden iş gelir
– Becerikli kimse
– Usta
– Yetenekli
Cümle içinde kullanımı: “Parmaklarında çîre-kâr birinin dokunuşu ve büyüsü var.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Elinden iş gelir
– Becerikli kimse
– Usta
– Yetenekli
Cümle içinde kullanımı: “Parmaklarında çîre-kâr birinin dokunuşu ve büyüsü var.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kahramanlık
– Yiğitlik
– İstila
– Saldırı
– Beceriklilik
– Bahadırlık
– Yüreklilik
Cümle içinde kullanımı: “Çîregî eden gözünü düşmandan sakınmadan silahını yanında taşır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Beceriklilik
– Ustalık
– El uzluğu
– Maharet
Cümle içinde kullanımı: “İnşaatın başına çîre-destî birini geçirmeden şehirden ayrılamam.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eli işe yatkın
– Becerikli
– Mahir
– Maharetli
Cümle içinde kullanımı: “Çîre-dest biri olduğunu ortaya koyacağı eserlerden anlayacaksınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eli uz
– Becerikli
– Cesur
– Yiğit
– Maharetli
– Mahir
– Mahirane
– Usta
Cümle içinde kullanımı: “Gönül bile sevgide çîre olanı arar, aşta mahir olan kazanır korkaklar kaçaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Nasıl
– Şaşkınlık belirten söz
Cümle içinde kullanımı: “Bu zulmü, bu acıyı çirâ bize reva görmüştün?”
Kelime Kökeni: Ad
– Çin tarzında dokunmuş kumaş veya bez
Cümle içinde kullanımı: “Üzerinde gördüğümüz çinkârî elbise çok otantik görünüyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yem döken
– Dökücü
Cümle içinde kullanımı: “Kümeslerin başında mutlaka çîne-rîz biri olmalı kardeşim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Toplayıcı
– Devşirici
– Toplayan
– Devşiren
– Derleyici
Cümle içinde kullanımı: “Validem çînende biri olmasaydı çoktan ailemiz darmadağın olurdu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kuş kursağı
– Kuşların midesi
Cümle içinde kullanımı: “Çîne-dân kuşların can noktasıdır, hem midesi hem boğazıdır.”