Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Seherler
– Seher vakitleri
– Evvelki vakitler
– Tan ağartıları
Cümle içinde kullanımı: “Yarından sonraki tüm eshâr vakitlerini seninle birlikte omuz omuza geçirmek istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Seherler
– Seher vakitleri
– Evvelki vakitler
– Tan ağartıları
Cümle içinde kullanımı: “Yarından sonraki tüm eshâr vakitlerini seninle birlikte omuz omuza geçirmek istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sehimler
– Paylar
– İrat hisseleri
– Üçüncü Sultan Mustafa zamanında çıkarılan borç senetleri
– Oklar
– Düşergeler
– Bölümler
Cümle içinde kullanımı: “Babadan kalma eshâmları ödemediği sürece boğazı dardan kurtulmayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Renk renk
– Türlü türlü
– Çok cömert
– Pek merhametli
– Eli açık kimse
– Rengarenk
– Çeşitli renkleri olan
Cümle içinde kullanımı: “Ebru sanatının güzelliğini eshâ inceliğinden anlar bakmaya doyamazsın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Beyaz
– Ak
– Siyah karşıtı
– Kar rengi
Cümle içinde kullanımı: “Esfîd rüyalarında masum meleklerin sana cenneti göstermesi dileğiyle.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bayağılık
– Adilik
– Alçaklık
– Aşağılık
– Niteliksiz
– Vasıfsız
Kelime Kökeni: “Esfeliyyet derecesindeki konuşmalarınızı duymamış gibi yapacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En aşağı
– Alçak
– Bayağı
– En sefil
– En aşağı
– En fena
– Yoksul
Cümle içinde kullanımı: “Mahkumun cebinde kuruş olmadığı esfel halinden belli.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sepetler
– Kaplar
– Sandıklar
– Küçük sepetler
Cümle içinde kullanımı: “Esfâtı dolduran çilekleri kaynayıp kavanoz kavanoz reçel yapacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Seferler
– Ciltlenmiş büyük kitaplar
– Yolculuklar
– Yola gidişler
– Seyahatler
Cümle içinde kullanımı: “Gidenler şehirleri ve insanları arkalarında bırakarak esfâr etmeye devam ettiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gelenekçi
– Eskiye bağlı eser veren
– Eserleri gelenekçi olan
Cümle içinde kullanımı: “Yazarın söyleşi tarzında kaleme aldığı yazılarındaki üslubu eser-tarâz olarak değerlendirebiliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Abidemsi
– İz bırakan
– Arkeolog
– Kazı bilimci
– Atikiyatçı
Cümle içinde kullanımı: “Üniversitede hocalık yaptığı yıllardan evvel eserî olarak bir süre yurt dışında da bulunmuş kendisi.”