Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sekreter
– Müsteşar
– Katip
– Yazıcı
– Kendisine danışılan kimse
– Kendisinden bilgi alınan
Cümle içinde kullanımı: “Askerde debîr olarak görevde bulunmuş teskereden sonrada kendi ofisini açmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sekreter
– Müsteşar
– Katip
– Yazıcı
– Kendisine danışılan kimse
– Kendisinden bilgi alınan
Cümle içinde kullanımı: “Askerde debîr olarak görevde bulunmuş teskereden sonrada kendi ofisini açmış.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Topuz
– Ucu top biçiminde eski bir silah
– Elle tutulabilen çıkıntı
Cümle içinde kullanımı: “Debbûs Osmanlı devletinde kullanılan eski bir savaş aletidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Deri fabrikası
– Deri işlenen yer
– Tabakhane
– Sepi yeri
Cümle içinde kullanımı: “Debbâğ-hâne de çalıştığını üstüne başına sinen kokudan anlarsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Derileri sepileyip meşin, sahtiyan ve benzeri malzeme yapan sanatkar
– Sepici
– Kösele yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Debbâğ dükkanına kısa bir ziyarette bulunmak lüzumunu görüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kale duvarlarını oymakta kullanılan bir tür savaş aleti
– Tank
– Motorlu savaş taşıtı
– Zırhlı ve silahlı savaş aleti
Cümle içinde kullanımı: “Eski dönemlere ait Debbâbe halka açık olarak sergilenecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Çiçekli ipek kumaşlar
– Dallı çiçekli basmalar
Cümle içinde kullanımı: “Yurt dışından gelen debâbîc elbiseler bizim kızlara çok yakışacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Adet
– Gelenek
– Tarz
– Usul
– Sosyeteye takdim edilen kız
– Görenek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim kültürümüze ait olan de’b atalarımızın yadigarıdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ticaret mahkemelerine bağlı olarak Ticaret Nezaretinde 1284-1855 tarihinde oluşturulan daire
Cümle içinde kullanımı: “De’âvî Kalemi olarak çalıştığı yıllarda kendini dinç ve sağlıklı hissediyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Davalar
– Meseleler
– Sorunlar
– Savlar
Cümle içinde kullanımı: “Aramızdaki de’âvî böyle bağırıp çağırarak çözemeyiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Borç veren
– Alacaklı
– Ödünç para veren kimse
– Birinden alacağı olan
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyadan dâyin olarak göçeceği kimin aklına gelirdi ki.”