Kelime Kökeni: Arapça-dehşet+Farsça-âver
– Ürkütücü
– Korkutucu
– Korku veren
– Şaşırtan
Cümle içinde kullanımı: “Dehşet-âver gözleriyle bana her baktığında olduğum yerde titriyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-dehşet+Farsça-âver
– Ürkütücü
– Korkutucu
– Korku veren
– Şaşırtan
Cümle içinde kullanımı: “Dehşet-âver gözleriyle bana her baktığında olduğum yerde titriyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dünyanın ebedi olduğuna inanan felsefe
– Materyalizm
– Yalnızca maddenin varlığını kabul eden felsefi görüş
– Maddecilik
– Özdekçilik
Cümle içinde kullanımı: “Dehriyye görüşüne göre ruh ve ahiret gibi olgular olmadığı gibi Tanrı inancı da yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Materyalist
– Bu dünyanın ebediliğine inanan
– Ahireti inkar eden
– Erkek adı
– Müteallik
Cümle içinde kullanımı: “Diğer tarafı dehrî eden elbet ölünce hakikati görecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bu dünya
– Fani dünya
– Geçici dünya
– Ölümlü dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dehr-i fânî kimseye kalmayacak, toprak olup göçeceğiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bu dünya
– Aşağılık dünya
– Yalancı dünya
– Adi dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dehr-i dûn sanma sana kalacak, bu aldığın nefes illa bir gün duracak.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dünya
– Acun
– Çevre
– Ortam
– Alem
Cümle içinde kullanımı: “Dehr-i bî-direng bizden sonrada var olacak, sanma ki sen bir sonsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dühûr
– Dünya
– Cihan
– Uzun zaman
– Zaman
– Ebedi
– Çok uzun zaman
– Alem
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlu dehr vakit dolanır durur, ta ki yaşam son buluncaya değin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tanrı aşkını işleyen şiir
– Mesnevi türünde yazılmış bir şiir
Cümle içinde kullanımı: “Dehnâme, Azerbaycan edebiyatında yer alan bir eser olup Şah İsmail Hatayi tarafından yazılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dehâlîz
– Sokak kapısıyla merdiven arasındaki aralık
– Koridor
– Hol
– Dar ve uzun geçit
– Geçenek
Cümle içinde kullanımı: “Bu sonu olmayan dehlîzler de nasıl çırpındığımı bilme, öldüğümü görme.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Korkunç
– Korku veren
– Çok dehşetli
– Dehşet saçan
Cümle içinde kullanımı: “İçimize atıp büyüttüğümüz her şey dehhâş olup karşımıza dikilir bir gün.”