Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yazarlar
– Kalemini beceriyle kullananlar
– Müellifler
– Muharrirler
Cümle içinde kullanımı: “Günümüzün ünlü ehl-i kalemlerinden biri olan yazarın eserleri kapış kapış gidiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yazarlar
– Kalemini beceriyle kullananlar
– Müellifler
– Muharrirler
Cümle içinde kullanımı: “Günümüzün ünlü ehl-i kalemlerinden biri olan yazarın eserleri kapış kapış gidiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Müslümanlar
– İslam topluluğu
– İslam dininden olanlar
– Dindarlar
Cümle içinde kullanımı: “Ehl-i İslam alemine sesleniyorum din kardeşlerinizi koruyun.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Namuslu kimseler
– Irz ehli
– Namuslu
– İffetli ve ismetli kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Sülalemizde ehl-i ırz olmayan kimse yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Sanatçılar
– Hüner sahipleri
– Sanat erleri
– Sanat adamları
Cümle içinde kullanımı: “Kültürümüzün gelişmesi ve yayılmasında yerel ehl-i hünerlerin katkısı büyüktür.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Filozof
– Felsefeci
– Felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ehl-i hikmet sahibi kimselerle dünyanın neden var olduğunu tartışabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Meyhane müdavimleri
– Sürekli meyhaneye giden kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ehl-i hârâbât oldukları ağızlarının sürekli kokmasından bile belli.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Vech sahibi
– Halden anlayan kimse
– Duruma göre idare eden kimse
Cümle içinde kullanımı: “Koca dediğin ehl-i hâl olacak, halden anlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Doğruluktan sapmayanlar
– Allaha inananlar
– Hak yolunda olan
– İslamiyet yolunda olan
Cümle içinde kullanımı: “Ehl-i hakk yolunda olanlar kolay kolay sapıtmazlar.”
– Sürekli Gezen bir insan birbirinden bağımsız olarak bir sürü yeni mekan, olay ve arkadaş ile karşılacaktır. Bu yüzden ne kadar çok gezerse o kadar çok istemediği olumsuz olay ile karşılacaktır.
– Cümle İçinde Kullanımı: ”Ahmet dün gece kavga arasında kaldı. O kadar çok söyledim sıkıntılı semtlerde gece çok bulunmamaya çalış diye gezen ayağa taş değer.”
– İnsanlar genç yaşta geçirdiği vaktin kıymetini bilmez hayatını gerektiği gibi yaşayamaz. İhtiyarlayınca geriye dönüp baktığında ise yapamadıklarına yanar. Elden ayaktan kesilir, yapabilecek maddi gücü ve olanağı vardır ama enerjisi yoktur, sağlığı yoktur. Bu yüzden her şey vaktinde yapılmalıdır.
– Cümle İçinde Kullanımı: ” Şimdi Genç olacaktım işte ne sağlığım yerinde ne enerjim var Gençliğin Kıymeti ihityarlıkta biliniyor.”