Kelime Kökeni: Arapça-adem+Farsça-âbâd
– Yokluk diyarı, öteki dünya, yokluk alemi
– Sonsuza dek hiçlik
Cümle içinde kullanımı: ” Peki yavrucuğum adem-âbâda inanıyor musun?
Kelime Kökeni: Arapça-adem+Farsça-âbâd
– Yokluk diyarı, öteki dünya, yokluk alemi
– Sonsuza dek hiçlik
Cümle içinde kullanımı: ” Peki yavrucuğum adem-âbâda inanıyor musun?
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Hadis biliminde rivayet edilen hadisin sağlıklı doğru olmaması anlamında kullanılan terim
Cümle içinde kullanımı: “Ademü’s-sıhhat kabul edilen hadislerin doğruluğu ispatlanamadığı için bir şey söylemem uygun düşmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ses yitimi, sesin kısılarak yok olması, afoni
Cümle içinde kullanımı: ” Gençliğinde içtiği tütün yüzünden yaşlanınca ademü’s-savt kaybetti.”
Kelime Kökeeni: Arapça-tamlama ad
– Unutkanlık, unutkan olma hali
Cümle içinde kullanımı: “Yaş ilerledikçe ademü’l-hafıza zorluğu çekiyor insanların yüzlerini hatırlayıp adlarını unutuyordum.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Saldırmazlık, birbirine saldırmama durumu
Cümle içinde kullanımı: ” Her erkek namussuz değildir adem-i tecavüz olanı da vardır kızım.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Eşitsizlik, müsavatsızlık
Cümle içinde kullanımı: Adem-i müsâvâtın olduğu yerde hak aramak ne yazık ki gece güneşi aramakla aynı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Sorumsuzluk, mesuliyetsizlik
– Fiil, işlem ve karardan dolayı mesul olmamak
Cümle içinde kullanımı: ” Başka insanların hataları yüzünden adem-i mes’ûliyyet yapacak ve görevimi savsaklayacak biri değilim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Merkez dışında, yerinden yönetim
– İdari taksimatta ki vilayet belediye ve köylerin muayyen hususlardan kendi kendilerini idare etmesi
Cümle içindeki kullanımı: ” Kış aylarında kar altında kalan köylerin yönetimi adem-i merkeziyyet şekilde yürür. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Üzerine keşide edilmiş bir poliçeyi muhatabın kabul etmemesi
– Kabul etmeme, hükme varamamak, hükümsüzlük
– Şek, cehl-i mutlak
Cümle içinde kullanımı: ” Tarafların arasındaki adem-i kabul yüzünden bir türlü barış sağlanamıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– İştahsızlık, yemeğe karşı isteksizlik, anoreksi
Cümle içinde kullanımı: “O melun hastalıktan sonra adem-i iştihası hepten kapandı bir deri bir kemik kaldı zavallıcık.”