Kelime Kökeni: Arapça
– Korkusuzca, emniyetle, emin olarak
– Selametle, huzurla
– Gözü pek şekilde
Cümle içinde kullanımı: ” Kavgaya doğru öyle bir âminen yürüyüşü var ki sanırsın ne yumruk ne tekme işlemeyecek. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Korkusuzca, emniyetle, emin olarak
– Selametle, huzurla
– Gözü pek şekilde
Cümle içinde kullanımı: ” Kavgaya doğru öyle bir âminen yürüyüşü var ki sanırsın ne yumruk ne tekme işlemeyecek. “
Kelime Kökeni: Ad
– Osmanlı devletinin son dönemlerinde yaygınlaşan ve okula yeni başlayan çocukları teşvik etmek amacıyla düzenlenen dini tören.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanırsın veliaht torunu da okula gönderirken âmîn alayı düzenleyeceğiz birde!”
Kelime Kökeni: Arapça-İbranice
– Emniyette olan
– Dua sonunda “Olsun, Allah versin” anlamında söylenen söz.
– Hakikat
Cümle içinde kullanımı: ” Sen içimize doğru yönlenen kötü sözlerden ve kötü düşüncelerden bizi koru Allah’ım, âmin!”
Kelime Kökeni: Arapça-umûm
– Genel, yaygın, elverişli, umumi
– Umuma ait
Cümle içinde kullanımı: ” Aile terbiyesinden geçen her erkek genç kızlara karşı amîm bir saygı göstermeyi bilir. “
Kelime Kökeni: Arapça-amel; amele, ummâl, avâmil çoğul biçimi
– İşleyen, yapan, fail
– Etken, etkili olan
– Unsur, faktör, etken, ilke, öge
– Vergi memuru, Vali
Cümle içinde kullanımı: ” Eğitim alanında âmil olmayanların kalıcı izler bırakacağını ön görmüyorum, tarih bile cüretkar zekaların adını hatırlar. “
Kelime Kökeni: Arapça-umk
– Derin, derinliği bulunan
– İnceden inceye
Cümle içinde kullanımı: ” Rüyalarımın çoğunluğunda amîk bir kuyunun dibinde kendimi yapayalnız görüyorum ve çok üşüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Komutan, lider, kumandan
– Şef
– Önder
– Başkan
Cümle içinde kullanımı: ” Sayın Zeynel amîd ne buyurduysa eksiksiz tamamlayacak, buyruklarına zinhar karşı gelmeyeceksiniz.”
–
Kelime Kökeni: Özel ad
– Diyarbakır sancağının eski adı
Cümle içinde kullanımı: ” Diyarbekir olarak da bilinen Diyarbakır’ın Osmanlı döneminde ki sancak âmid’dir. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bir tür koku
– Yıllık, senevî, senelik
Cümle içinde kullanımı: ” Babamın vefatının âmî devriyesinde büyük yemekli bir Mevlüt okutmak istiyordum. “
Kelime Kökeni: Arapça-dua
– İslamiyette “Allah’ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kıyamet gününe, kadere ve her türlü iyilik ve kötülüğün Allah’tan geldiğine” ait inancın ifadesi olan ve Müslüman olanların okuduğu duadır.
– İman ettim anlamında
Cümle içinde kullanımı: ” Hocamız Amenti duasını sözlü olarak okumayanları sınıfı geçirmeyeceğini söyledi. “