– Gizlice almak
– Yürütmek, çalmak, aşırmak, çalıp götürmek
Cümle içinde kullanımı: ” Sigaranın ucunu biraz önce kahvehaneden arakladığı çakmakla yaktı. “
– Gizlice almak
– Yürütmek, çalmak, aşırmak, çalıp götürmek
Cümle içinde kullanımı: ” Sigaranın ucunu biraz önce kahvehaneden arakladığı çakmakla yaktı. “
Kelime Kökeni: Arapça-arakî müennes dişil biçimi
– Dervişlerin giydiği tiftikten yapılan ince külah, takke, fötr
– Bir tür uzun hırka
Cümle içinde kullanımı: ” Dervişlerin kullandığı eski arakıyyelerde bu müze de sergilenen eserler arasında yer alıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Rakı ile ilgili
– Terli, tere batmış, terle ilgili
Cümle içinde kullanımı:” Meydandan arakî vaziyette koşan at üstündeki sahibini zor taşıyor, her an yıkılaverecek gibi görünüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-arak+Farsça-dâr
– Terlemiş olan
– Terli
– Terlemiş biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Yoldan gelmiş, atın sırtında kim bilir ne kadar arak-dâr bir yolculuk yapmışsındır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kavuk altına giyilen ve teri çeken takke
– Yarım küre şeklinde başa giyilen başlık
Cümle içinde kullanımı: ” O zamanlar kavuklar başı terletmesin diye altına arak-çîn giyilirdi, keza bazı özel günlerde takılan kavuklar o kadar haşmetli ve ağırdı ki!”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kanlı ter
Cümle içinde kullanımı: ” Arak-ı demî kolay görülen bir şey değildir illet hastalıkların emaresidir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Soğuk ter
Cümle içinde kullanımı: ” Göz kapaklarım kepenk gibi kapanmadan arak-ı bârid bir yana içten içe yanıyordum.
Kelime Kökeni: Arapça
– Ter, ıslak, yaş
– Üzüm, anason veya şeker kamışından yapılan keyif verici içki türü
– Irklar, kökler, soylar
– Damarlar, anatlar
Cümle içinde kullanımı: ” A’râk neyse huyda oradan gelir, atalarımız bizlere kendi kalıntılarını miras bırakırlar. “
Kelime Kökeni: Arapça-arîza çoğul biçimi
– Arızalar, arz olunan konular
– İstirhamnameler
Cümle içinde kullanımı: ” Yüksek bir makama yazılacak olan arâ’iz dilekçe tarzında kaleme alınmalıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-arûs çoğul biçimi
– Gelinler, evlenecek kızlar
Cümle içinde kullanımı: ” Arâ’is damatların yüz akı, gönüllerinin diğer eşidir. “