Kelime Kökeni: Almanca
– Sevdiğiniz kişiyle birlikte olduğunuz andaki güven, emniyet hissi
Cümle içinde kullanımı:”Geborgenheit, sevdiğiniz insanın size verdiği aidiyet ve güven demektir.”
Kelime Kökeni: Almanca
– Sevdiğiniz kişiyle birlikte olduğunuz andaki güven, emniyet hissi
Cümle içinde kullanımı:”Geborgenheit, sevdiğiniz insanın size verdiği aidiyet ve güven demektir.”
Kelime Kökeni: Flemenkçe
– Sevilen, aşık olunan kişiyle birlikte olmanın verdiği his.
– Sevdiğiniz insanlarla birlikte olduğunuz anlarda hissettiğiniz duygu
Cümle içinde kullanımı: ” Gezelligheid; sevilen kişilerle vakit geçirmenin insana sıcaklık ve hoşnutluk duyguları yaşattığını anlamdıran bir kelimedir.”
Kelime Kökeni: Hintçe
– İki sevgilinin ayrılması sonucunda anlaşılan aşk
– Yaşanan ayrılıkla anlaşılan aşk, sevgi.
Cümle içinde kullanımı:” Çok zarif bir kelime olan Viraha, ayrılınca gerçek aşkı anladığınızı söylemeye çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Uzun bir ayrılık sonrası sevgiliyle kavuşma hissi, kavuşmanın verdiği mutluluk
Cümle içinde kullanımı: “Retrouvailles, aşıkların tekrar bir araya gelmesi ve aşklarına dolu dizgin devam etmesi.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Yeni tanıştığınız birisiyle ömür boyu birlikte olacağınıza dair his
– Yen tanıştığınız kişinin kaderiniz olduğunu düşündüren duygu
Cümle içinde kullanımı:” Dilimizde olmayan bir kelime var koi no yokan, ilk defa gördüğünüz kişinin kaderiniz olduğunu anladığınız manasına geliyor.”
Kelime Kökeni: Rumence
– Aşık olunan sevgiliden ayrı kalındığında hissedilen özlem, hasret duygusu
Cümle içinde kullanımı:” Ayrılığın verdiği hissiyatı anlatan Dor kitabında, ister kadın ister erkek olsun sevgiliden ayrı geçen günlerin nasıl ızdırap olacağını öğrendim.”
Kelime Kökeni: Portekizce
– Sevgilinin saçları arasında nazikçe parmaklarını geçirmek, okşamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Cafuné diye yeni bir kelime öğrendim, anlamı o kadar naif ki ancak iki aşık arasında olabilecek kısa bir mutluluk anı.”
Kelime Kökeni: İbranice
– Başka bir insanın mutluluğu için hissettiğiniz mutluluk, neşe
– Karşıdaki kişinin başarısı karşısında bencil olmayan, gerçek haz ve gurur.
Cümle içinde kullanımı:” Türkçe’de henüz karşılığı olmayan firgun kelimesini keşke karşımızdaki insanlara karşı uygulayabilsek.”
Kelime Kökeni: Çince
– El ele tutuşup birlikte yaşlanmak, birlikte büyümek
Kelime Kökeni: Ad
– El içi
– Elin alacağı miktarda olan
Cümle içinde kullanımı:” Avuç içi kadar defterle not alamazsın yetmez keşke biraz daha büyük bir not defteri alsaydın.”