Kelime Kökeni: Sıfat
– Kendinde olan
– Sarhoşluktan ve bayılmadan sonra kendine gelen kimse
– Anlayışlı, zeki, uyanık
– Uyanmış, bidar
Cümle içinde kullanımı:” Onda içkiden sonra hala etrafta ayık geziyor helal adama.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Kendinde olan
– Sarhoşluktan ve bayılmadan sonra kendine gelen kimse
– Anlayışlı, zeki, uyanık
– Uyanmış, bidar
Cümle içinde kullanımı:” Onda içkiden sonra hala etrafta ayık geziyor helal adama.”
– Kınamak
– Hoş karşılamamak
– Ayıplamak
– Takbih etmek
Cümle içinde kullanımı:” Eli ayıblamak kolaydır lakin başına geldiğinde anlarsın işin ayağının ne olduğunu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayb
– Ar, şeyn
– Utanacak şey
– Noksan, kusur
– Utanmaya gerektirecek durum
– Bir malın sakatlık veya başka tarzda bir sebeple kıymetini düşürecek olan durum oluşma
Cümle içinde kullanımı:” Kefaretini ödeyemeyeceğin ayb altına girersen anca maskara olursun millete.”
– Kısrak
– Aygır istemek
– Cinsel arzu duymak
Cümle içinde kullanımı:” Aygırsayan kısrakları çiftleşme zamanı geldi de geçiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Damızlık erkek
– Azgın ve bayağı erkek
– Erkek at
Cümle içinde kullanımı:” Bu aygırı ehlileştirecek adam görmedim henüz, baksana şuan insanlardan hoşlanmıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şilâ’nın isnâaşeriyye (oniki imam) âlim ve fakihleri için dini ve bilimsel manada fazilet ve kemal sahibi olanlar için kullanılan unvan
– Şii mollalarının kullandığı isim
– Allah’ın gönderdiği ayetler
Cümle içinde kullanımı:” Âyetullah aynı zamanda Allah’ın gönderdiği emir ve yasaklara verilen genel adlardan biridir:”
Kelime Kökeni: Arapça-âyet+Farsça-nâme
– Tasavvufi edebiyatta mutasavvıf şairlerin Kur’ân-ı Kerîm’in ayetlerinin faziletlerini şiirleştiren eserler için kullandıkları terim
Cümle içinde kullanımı:” Tezini yazmak için Âyet-nâme ve bir çok eserden aynı anda kaynak topluyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi(2)nin 255 . “tevhîd akîdesi” (birlik inancı)ni anlatan ayet. On cümleden meydana gelen bu ayet, adını cümlenin içinde geçen “kürsî” sözünden almaktadır.
Cümle içinde kullanımı:” Aman evladım evden çıkmadan mutlaka Âyetü’l-Kürsî oku öyle çık.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’ân-ı Kerîm’in her bir ayeti
Cümle içinde kullanımı:” Âyet-i Kerîme ve Arapça kaligrafi yapan Hacı Dayımızı ziyarete gideceğiz.”
Kelime Kökeni: Arapça- âyât çoğul biçimi
– Alâmet, nişan, eser, işaret, iz
– Kur’ân-ı Kerim’de her bir surede bulunan cümlelerden her biri
– Eser
Cümle içinde kullanımı:” Âyette de geçtiği gibi İman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz.”