Kelime Kökeni: Ad
– Bakırdan yapılan kulplu kap
– Küçük kova
Cümle içinde kullanımı:”Yoğurt yapılacak kızım hele bir bakraç al gel içeriden.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bakırdan yapılan kulplu kap
– Küçük kova
Cümle içinde kullanımı:”Yoğurt yapılacak kızım hele bir bakraç al gel içeriden.”
Kelime Kökeni: Ad
– Görmek
– Gözden geçirmek
– Nazire söylemek
– Beklemek
– Gözlemek
– Umursanmak
– Dikkate almak
– Doktor tarafından muayene edilmek
– Kontrolden geçirmek
Cümle içinde kullanımı: “Yeni gelen dosyalara bakmadan henüz bir şey diyemem.”
Kelime Kökeni: Ad
– Türklere has bir tatlı
– Hamurdan ceviz, fıstık veya kaymakla yapılan tatlı
– Ortadoğu tatlısı
– İnce yufkanın arasında fıstık, ceviz ekilerek yapılan şerbetli tatlı
Cümle içinde kullanımı:”Gaziantep’in baklavasını yemeden sizi göndermem aziz dostum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Baklagillerden taneleri badıç biçiminde olan sebze
– Ot
– Yeşil kabuklu ve taneleri olan bitki
Cümle içinde kullanımı:“Bakla aşından kurulu soframıza tüm dostlarımızı bekler, sevgimizi bir ekmekle bölüşürüz.”
Kelime Kökeni: Arapça-bakkâl+Farsça-hâne
– Bakkal
– Yiyecek içecek satılan dükkan
Cümle içinde kullanımı:” Günümüzde marketler Bakkal-hâne sahibi esnafların yerini alması ne kadar acı değil mi, samimiyetimizi kaybediyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Günlük yiyecek içecek ve benzeri ürünleri satan esnaf
– Perakende mal satan esnaf
– Yiyecek içecek satan dükkan
Cümle içinde kullanımı:“Bakkaldan birkaç tane ekmek al gel de yemek yiyelim.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâkî sözünün müennes dişil biçimi
– Ağlayan kadın
– Ağlayan kız
Cümle içinde kullanımı: “Şayet bir gün gözleri yaşla dolmuk bâkiye bir kadın görürsen arkanı dönüp gitme oğlum.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâkir sözünün müennes dişil biçimi
– Cinsel ilişkide bulunmamış kız
– Kız oğlan kız
– El değmemiş, leke sürülmemiş
– Saf ve temiz
Cümle içinde kullanımı:” Bâkire kızların gözlerindeki saf ışıltıyı anlayamazsın sen.”
Kelime Kökeni: Arapça
– El değmemiş
– Kullanılmamış
– Cinsel ilişkiye girmemiş erkek
– Saflığı bozulmamış
– Bozulmamış
Cümle içinde kullanımı:“Bâkir toprakların serin rüzgarını, çam iğnelerinin ferahlatan rayihasını getirdim sizlere.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakut
– Renkli iplerle dokunan kumaş
– Koyu kırmızı renkte saydam taş
Cümle içinde kullanımı:” Bâkîde küpeler Osmanlı zamanından bir saray hanımından bu güne kadar ulaşmış ender bir ziynet eşyasıdır.”