Kelime Kökeni: Arapça
– Yüzey, satıh, yüz
– Yer, döşeme, taban
– Bir cismin dış yüzü
Cümle içinde kullanımı: “Basîtaya düşen sadece basit bir saat değildi ona annesinden kalan tek hatıraydı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüzey, satıh, yüz
– Yer, döşeme, taban
– Bir cismin dış yüzü
Cümle içinde kullanımı: “Basîtaya düşen sadece basit bir saat değildi ona annesinden kalan tek hatıraydı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sıradan, bayağı
– Bilgisi ve görgüsü yetersiz olan
– Süssüz, gösterişsiz
– Aruzun basit bir biçimi
– Mütevazi
– Sade, yalın
Cümle içinde kullanımı:” Daha gidecek çok yolumuz var yarim, basît yollara aldanma.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Gönül gözü kapalı
– Sağgörüsüz
– İleriyi göremeyen kimse
– Gerçekleri yanılmadan görmede yeteneğine sahip olmayan kimse
Cümle içinde kullanımı:” Basîretsiz bir insan gibi konuşma aklın mantığının önüne geçsin biraz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Gönül gözüyle görebilen kimse
– Gönül gözü açık
– Sağgörüsü olan kimse
– Gerçekleri vaktinde yanılmadan gören
Cümle içinde kullanımı:” Basîretli bir adamdır Cengiz eminim ki işin aslını öğrenip bir çözüm yolu bulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-basar, çoğul biçimi basâ’ir
– Sezgi, seziş
– Uzağı görüş
– İlahî nur
– Feraset
– Gönül gözü
– Vizyon
– Hakikati kavrama
Cümle içinde kullanımı:” Basîretim bağlanmış demek ki yoksa bunca yıl dost kazığı yediğimi illaki fark ederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça-basar, çoğul biçimi busarâ
– Basiret sahibi olan
– Gerçekleri görme yeteneği olan kimse
– Görücü
– Allah’ın isimlerinden biri
– Görmek eylemini yapan kimse
Cümle içinde kullanımı:” O ki tüm yalanların ötesini basîr kılan, aydınlık yoluyla bizlere ışık tutandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Güler yüzlü
– Şen
– Neşeli
– Sevecen
– İçten davranan, yakınlık gösteren
Cümle içinde kullanımı:” Gözleri ışıl ışıl bâsim bir kadından hiç beklenmeyecek hareketler bunlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Haram, haram olan, haram kılınmış
– Kötü, fena, zararlı
– Yiğit
– Aslan gibi cesur kimse
– Uzun ince çomak biçimindeki bakterilerin genel adı
Cümle içinde kullanımı:” Bizlere bâsil kılınmış şeylerden uzak durmak dinimize olan inancımızı tazeler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Suyu bol kuyu
– Suyla dolu çukur
Cümle içinde kullanımı:” Yağan yağmurlara hamdolsun tüm bâsika bereketle doldu köyümüz kuraklık çekmeyecek.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cömert, eli açık
– Yiğit, mert, yürekli
Cümle içinde kullanımı:” Bâsik bir gençti hatıralarımda yer tutan o çocuk, gözü pek korkusuz bir savaşçı.”