Kelime Kökeni: Arnavutça-besâ
– Ahd
– Söz verme
– Arnavut yemini
- besâ: nice nice, hayli miktarda
- be’sa: yoksulluk, fakirlik
Cümle içinde kullanımı: “Arnavut kızı ellerindeki kanı eteğine sürerken besâ çığlığı semayı inletti.”
Kelime Kökeni: Arnavutça-besâ
– Ahd
– Söz verme
– Arnavut yemini
Cümle içinde kullanımı: “Arnavut kızı ellerindeki kanı eteğine sürerken besâ çığlığı semayı inletti.”
Kelime Kökeni: Arapça-bess
– Ortaya koyma
– Açma
– İzhar etme, açığa vurma
– Çıban
– Sivilce
– Saçma
– Dağıtma, yayma
– Dökme
– Neşir
– Kafi
– Yeter, yetişir
– Elverir
– Be’is
– Korku
Cümle içinde kullanımı: “Derdi tasayı bes etmez içinde büyütür eleme bulaştırırsan iflah olmazsın.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Türk atı
– Yük beygiri
Cümle içinde kullanımı: “El-berzûn Anadolu’da köylülerin en çok kullandıkları hayvanlardan biridir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bölük
– Cemaat
– Birlik
– Topluluk
Cümle içinde kullanımı: “Berzik aydınlanma peşinde koşar ise geleceği inşa etmekte büyük bir rol oynayabilir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çiftçilik
– Ekinci
– Rençper
Cümle içinde kullanımı: “Berz-gâr yaparak hayatını idame ettiren bir insandı fazlasında hiç gözü olmadı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sokak başı
– Mahalle
– Yöre
– Sahra
– Çöl
– Yol
– Köşebaşı
– Cadde
– Anayol
– İşlek büyük yol
Cümle içinde kullanımı: “Berzen başında başlayan sevdalardandı bizim ki eski zamanların hikayesiydi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ziraat için çifte koşulan öküz
– Çift öküzü
– Tarla sürmek için kullanılan öküz
Cümle içinde kullanımı: “Berze-gâv süren hanım anne yanında bir testi suyla gelen torununu gülerek karşıladı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Endamlı
– Nazik
– Yakışıklı
– Süslü ipek dokuma kumaş
– Boyu posu yerinde olan
Cümle içinde kullanımı: “Parlak rengarenk berzeler müşteriye açılırken hanımların gözlerindeki ışıltıyı gördün mü?”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi berâzıh
– Sıkıntı
– Acı
– Bela
– Kabir hayatı
– Ölümden sonraki hayat
– Ölümden sonra ruhların kıyamete kadar bekleyecekleri yer
– Dar uzantı
– Yarımadayı karaya bağlayan uzantı
– Kıstak
– İki yanı su dar kara parçası
Cümle içinde kullanımı: “Bizler ölümü baş köşeye koyup berzah hayaliyle cenneti düşleyen bir toplumuz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ekin
– Ziraat
– Ekim
– Kültür
– Tarım
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı hükümeti toprak bütünlüğüne önem verdiği kadar berze de önem vermiştir.”