Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Genellikle
– Bütün
– Tamamı
– Umumiyetle
– Ekseriyetle
– Ekseri
– Hep
Cümle içinde kullanımı: “Bilumûm söylenen yalan ve havadislere karşın görünenden çok altında yatan sebepleri öğrenmek lazım.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Genellikle
– Bütün
– Tamamı
– Umumiyetle
– Ekseriyetle
– Ekseri
– Hep
Cümle içinde kullanımı: “Bilumûm söylenen yalan ve havadislere karşın görünenden çok altında yatan sebepleri öğrenmek lazım.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Konuşarak
– Görüş alış verişinde bulunmak
– Müzakere ederek
– Görüşülerek
– Mütalaa ederek
Cümle içinde kullanımı: “Kavga etmeden önce bilmüzâkere etmek, insanlar gibi konuşarak anlaşmak mühimdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Görerek
– Deneyerek
– Gözlemleyerek
– Seçerek
– İnceleyerek
– Sınayarak
– Tecrübe ederek
Cümle içinde kullanımı: “Bilmüşâhede karar verin ki sonrasında pişmanlık duymayasınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Sırayla
– Dönüşümlü olarak
– Sıra ile
– Değişen
– Değişerek
Cümle içinde kullanımı: “Yapılan iyilikler ve hayırlar bilmünâvebe tüm yoksullara ulaşacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça.
– Değersiz.
– Önemi olmayan.
– Aşağı.
– Kıymeti olmayan.
– Ehemmiyetsiz.
– Adi.
Cümle içinde kullanımı: ” İnsanlara karşı hor davranışlarda bulunmaktan vazgeç artık.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Yeri gelerek
– Sırası gelerek
– Sırası gelince
– Sırası düşünce
– Yeri gelince
Cümle içinde kullanımı: “Bilmünâsebe uygun bir vakitte efendimizin karşına çıkacak malumatımı vereceğim.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Yüz yüze gelerek
– Karşı karşıya gelerek
– Vicahen
Cümle içinde kullanımı: “Dostunla düşmanınla bilmuvâcehe gelmelisin ki korkak zannetmesinler.”
– Bilmez gibi davranmak
– Bilmezlikten gelmek
– Bilmiyormuş gibi yapmak
Cümle içinde kullanımı: “Bilmezlenmek, görmezden gelmek keşke riyakar insanların yok olmasını sağlasa.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Cahil
– Anlamaz kimse
-Öğrenim görmemiş
– Okumamış
– Bilgisiz
– Bilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bilmezden geldiğiniz her ne varsa emin olunuz ki yakında karşınıza büyük bir dev olacak çıkacak.”
– Anlamak
– Öğrenmek
– Tanımak
– Yad etmek
– Hatıra getirmek
– Aşina çıkmak
– Aşinası olmak
– Bilgisi olmak
– Varsaymak
– Farz etmek
– Uygun bulmak
Cümle içinde kullanımı: “Durumu bilmedik duymadık insan mı kaldı bu aile de, her şey açık seçik şekilde yaşandı.”