– İnek
– Keleye gelmek
– Boğa istemek
– Kızgınlık, kızgın
Cümle içinde kullanımı: “Bu sene sizden sağlıklı bol süt verecek boğasamak bekliyorum.”
– İnek
– Keleye gelmek
– Boğa istemek
– Kızgınlık, kızgın
Cümle içinde kullanımı: “Bu sene sizden sağlıklı bol süt verecek boğasamak bekliyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sığır aygırı
– Tosunun büyüğü
– Damızlık sığır
– Sevir
– Burçlar kuşağının takımyıldızlarından biri
Cümle içinde kullanımı: “Ahırdan kaçan boğayı iki gece aramadan sonra nihayetinde bulabildik.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kısa boyluluk
– Tıknazlık
– Bodur olma durumu
– Cüce olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Bodurluk bir hastalık değildir Allah’ın verdiği bir durumdur lütfen abartmayınız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Pek kısa boylu
– Boyu uzun olmayan
– Kısa ve tıknaz
– Eni kalın boyu alçak olan
Cümle içinde kullanımı: “Hem bodur hem fodul biriyle tanıştırıldım, edepsiz bir lisana sahipti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sıvı şeyler konulacak büyük kap
– Testinin ocağı
– Topraktan yapılmış kap
Cümle içinde kullanımı: “Boduç içinde alemin en tatlı en şifalı balı vardır bir kez yiyenin ne derdi kalır ne hastalığı.”
Kelime Kökeni: Yunanca-ad
– Kiler
– Zindan
– Yer altında kemerli büyük mahzen
– Evlerin toprak düzeyinin altında olan bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Bodrum katında ufacık iki odalı bir evde büyüdüm, çocukluğum küflü mutluluklarla doluydu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Geminin iki başındaki omuzluk direkler
– Bodoslamak işi
– İleri sürmek
Cümle içinde kullanımı: “Biz yerimizde öylece durup duruyorduk kendisi arabayla gelip bodosladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ağır şeyler kaldırmak için kullanılan alet
– Ağır eşyaları çekmek için kullanılan alet
– Küçük tekneleri çekmek için kullanılan dik ırgat
Cümle içinde kullanımı: “Bocurgat olmadan bunca şeyi tek başına kaldıramayacağını bilmeliydin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Döndürme
– Aktarma
– Devirme
– Dökme
– Şahlanma
– Rüzgar üstü karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Tüm çorbayı yere boca ettiğini kendi gözlerimle gördüm bir başkası yapmadı.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Şahsen
– Kendisi
– Zatıyla
– Doğrudan doğruya
– Uzaktan
– Binefsihi
Cümle içinde kullanımı: “Bi’z-zât kendiniz geldiğiniz derdimi dinlediğiniz için teşekkür ederim.”