Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dul kadın
– Ermeleler
– Bekarlar
– Boşanmış kadınlar
– Kocası ölmüş kadınlar
Cümle içinde kullanımı: ” Erâmil olan kadınlarımızı korur gözetir ekmeğe muhtaç bırakmayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dul kadın
– Ermeleler
– Bekarlar
– Boşanmış kadınlar
– Kocası ölmüş kadınlar
Cümle içinde kullanımı: ” Erâmil olan kadınlarımızı korur gözetir ekmeğe muhtaç bırakmayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Erkanlar
– Temeller
– Esaslar
– Rükünler
Cümle içinde kullanımı: “Halkımızın erâkîni adalete ve eşitliğe dayanmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Erikeler
– Padişah tahtları
– Koltuklar
– Süslü koltuklar
Cümle içinde kullanımı: “Babadan kalma erâik üstünde oturduğunu sanıyor paşam.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Uydurmalar
– Yalanlar
– Yalan sözler
– Asılsız sözler
– Palavralar
Cümle içinde kullanımı: “Doğduğu günden bu yana erâcîf konuştuğundan şüphelenmeye başladım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mert
– İnsan
– Buluğa ermiş erkek çocuğu
– Koca
– Zevc
– Yiğit adam
– Özü sözü bir
– Değerli
– Nefer
– Asker
– Erken vakit
– Erken
– Yetenekli
– Rütbesiz asker
Cümle içinde kullanımı: “Er adam bir kez söz verdi miydi kanı aksa ondan geri adım atmaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sükût
– Sessizlik
– Dilsizlik
– Ebkemlik
– Dilsiz olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Adaletsizliğe karşı epsemlik yaparsanız suçludan farkınız kalmaz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dilsiz
– Sessiz
– Sakit
– Sükut eden
– Ebkem
– Ahraz
– Ses çıkarmayan
– Konuşamayan
Cümle içinde kullanımı: “Yürekler epsemse cinse üzülmek neye yarar.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Harap
– Köhne
– İhtiyar
– Pir
– Yıpranmış
– Münderis
– Çamaşırın az kirli suyu
Cümle içinde kullanımı: “Miras olarak bize kalan eprik evin içine yerleşilebilecek gibi değil.”
– Hazırlamak
– Düzenlemek
– Gerçekleştirmek
Cümle içinde kullanımı: “Önceden ateşi epitme lazım gelir ekmek için yoksa yetişmez.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Sanat adamı
– Sanatçı
– Sanat ile uğraşan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ailemize epikli bir damadın katılacağını duyduğumdan beri heyecanlıyım.”