Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cam imalathanesi
– Camcı dükkanı
– Cam fabrikası
Cümle içinde kullanımı: “Câm-hâne üretiminde çalışan zavallıcık yüksek ateş yüzünden kollarını yakmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cam imalathanesi
– Camcı dükkanı
– Cam fabrikası
Cümle içinde kullanımı: “Câm-hâne üretiminde çalışan zavallıcık yüksek ateş yüzünden kollarını yakmış.”
Kelime Kökeni: Ad
– Haris
– Tamahkâr
– Aç gözlü
– Tokgözlü karşıtı
– Tamah eden
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden beridir böyle cam göz biriydi hep kendi çıkarlarını düşünürdü.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeşile çalan mavi renk
– Yeşil ve mavi renginin karışımı
– Safir rengi
Cümle içinde kullanımı: “Cam göbeği rengi gözlerine bakmaya doyamam ki!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çamaşırcı
– Para karşılığında başkalarının giysilerini yıkayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Büyük annemiz evlatlarını câme-şûy yaparak büyütüp okutmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çamaşırcı
– Çamaşır yıkayan kimse
– Ücret karşılığı başkalarının giysilerini yıkayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Câme-şûr mesleğini yapıp zenginlerin kirlilerini beyazlatıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elbise dolabı
– Giysi asılan mobilya
– Elbiselik
– Giysilik
Cümle içinde kullanımı: “Câme-hâne de bulunan eski püskü kıyafetleri nasıl değerlendireceğimizi buldum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yatak
– Yatak odası
– Döşek
– Şilte
Cümle içinde kullanımı: “Câme-hâba serilirken çıkmaz sokakların dönemindeki bakışları karanlığı kovalıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elbiselik
– Uşak
– Hizmetçi maaşı
– Erkek hizmetçi
Cümle içinde kullanımı: “Câmegî alan görevliler bu ay sorun çıkarmadan çalışır umarım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Vestiyer
– Elbiselik
– Giysilik
– Elbiselerin muhafaza edildiği yer
– Askılık
Cümle içinde kullanımı: “Câme-dâr içerisindeki muntazam dizili kıyafetlerden sarı renkli olanı eline aldı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dolap
– Elbiselik
– Eşya koyulan kapaklı mobilya
– Giysilik
Cümle içinde kullanımı: “Nostaljik bir değere sahip olan antika câme-dân yüksek bir fiyata alıcı bulabildi.”