Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ordular
– Askerler
– Süvariler
– Silahlı kuvvetlerin tümü
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü adımlarıyla inleten cünûd, yeryüzündeki tüm düşmanlarıyla savaşacak güçtedir. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ordular
– Askerler
– Süvariler
– Silahlı kuvvetlerin tümü
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü adımlarıyla inleten cünûd, yeryüzündeki tüm düşmanlarıyla savaşacak güçtedir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Boy abdesti alma durumu
– Cenabetlik
– Yıkanıp temizlenme gereği
Cümle içinde kullanımı: “Cuma namazına cünûb gidilmez suyla temizlenmesi lazımdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çınar
– Çınar ağacı
– Geniş yapraklı gösterişli bir ağaç türü
Cümle içinde kullanımı: “Rüyamda dalları göğe uzanan büyük bir cünnâr üzerinde oturuyordum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ufak cürüm
– Küçük suç
– Küçük kabahat
– Küçük kusur
– Yakışıksız davranış
Cümle içinde kullanımı: “Toplum kuralları cünha ve zinayı kabullenmez, düzeni bozanlar sınır dışında tutulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Esirgeme
– Koruma
– Himaye altına almak
– Vikaye
Cümle içinde kullanımı: “Paşanın cünh altına aldığı o küçük kız çocuğu şimdi önü açık bir öğretmen adayı.”
Kelime Kökeni: Arapçcünd+Farsça-âne
– İyi binicilere yakışır tarzda
– İyi biniciler gibi
– Atlı askerler gibi
Cümle içinde kullanımı: “Görünen o ki cündiyâne becerilerini göstermek için can atıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad-sıfat
– Mısırda suvarilere verilen ad
– Sipahi
– Binicilikte usta kimse
– Askerî
– Askerlerle ilgili
– Binici
– Ordu mensubu
– Atlı asker
Cümle içinde kullanımı: “Atların dilinden anlayan bir cündî çağırmak gerekli.”
Kelime Kökeni: Arapça-cünûd çoğul biçimi
– Asker
– Asker topluluğu
– Alay
– Avene
– Yardımcı
– Ordu
– Er
– Mürekkep topluluk
Cümle içinde kullanımı: “Bir cünd dolusu insan avluya yığılmış hep bir ağızdan bağırıyor şikayetlerini sıralıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Eğlence
– Zevk
– Kımıldanma
– Hareket
– Beğeni
Cümle içinde kullanımı: “Öyle ki cünbüşe sefaya daldın acılarından feragat ettin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kubbe
– Kubbe biçiminde olan
– Kümbet
– Piramit biçiminde yuvarlak veya köşeli yapı
Cümle içinde kullanımı: “Cünbüde içerisinde saklanan ganimetleri bulamayacaklarını sandılar.”