Kelime Kökeni: Ad
– Hafif sarhoş
– Nîm-mest
– Yarı sarhoş
– Sarhoş olmaya yakın
Cümle içinde kullanımı: “En sevdiğim çakır keyif haliyle söylediği şarkılarda mest olurdum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hafif sarhoş
– Nîm-mest
– Yarı sarhoş
– Sarhoş olmaya yakın
Cümle içinde kullanımı: “En sevdiğim çakır keyif haliyle söylediği şarkılarda mest olurdum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Padişahların avlandıkları şahinlere bakan besleyen kimse
– Şahinci
– Çakırları tutan
– Av şahinlerine bakan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Padişahın çakırcısı olarak bilinen Rüstem efendi henüz gençliğinin baharındaydı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çiğ yağdıran sert soğuk
– Güneşli soğuk hava
Cümle içinde kullanımı: “İlk bebeğim çakır ayaz bir günde zorlu bir doğumla dünyaya getirdim.”
Kelime Kökeni: Ad-sıfat
– Mey
– Şarap
– Mavi çizgili ela renginde
– Bir gözü mavi bir gözü mavi olan
– Pençesi büyük olan bir tür doğan
– Hareli göz
– Açık mavi rengi
Cümle içinde kullanımı: “Çakır çakır gözleriyle öylesine güzel öylesine el değmemişti ki nasıl kıyardım?”
Kelime Kökeni: Ad
– Berk
– Şimşek
– Yıldırım
– Şerare
– Kıvılcım
– Balkır
Cümle içinde kullanımı: “Geceleyin başlayan yağmurla birlikte çakın etrafı aydınlatmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Su değirmeni üst taşının üzerine dokunarak kesintisiz bir çağıltı çıkaran tahta parçası
– Değirmen şeklinde ve döndükçe gürültü eder bir çocuk oyuncağı
– Keçi ve benzeri bazı hayvanların kıç etrafındaki kıllara asılıp kalan dışkı
– Kığ
– Hayvanların tüylerine yapışan pislik
Cümle içinde kullanımı: “Koyunların hepsinde çakıldak dolu kimse bu hayvanlara bakmıyor mu?”
– Dervişin zikir sırasında kendinden geçerek üstündekileri parçalaması
– Üstünü paralamak
– Yırtmak
– Parçalamak
– Parça parça etmek
Cümle içinde kullanımı: “Kendini yerden yere atıp çâk ediyor, avazı çıktığı kadar bağırıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bendenizin çocuğu
– Benim oğlum
– Benim çocuğum
Cümle içinde kullanımı: “Biraz önce tanış olduğunuz çâker-zâde Osman’dır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Köleye iyi davranan
– Köleden yana
– Kuldan yana
Cümle içinde kullanımı: “Çâker-perver olduğunu duymuş, kendisine sığınanları korur kollarmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kölesine iyi davranan
– Esirine iyi davranan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Çâker-nüvâz birine denk geldiğin için haline şükret.”