Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İç giysi
– Don
– Elbise altına giyilen gömlek
– Elbiseleri yıkama işi
– Yıkanması gereken kıyafetler
Cümle içinde kullanımı: “Yıkanacak olan çamaşırları banyoya getirmeni annem söyledi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İç giysi
– Don
– Elbise altına giyilen gömlek
– Elbiseleri yıkama işi
– Yıkanması gereken kıyafetler
Cümle içinde kullanımı: “Yıkanacak olan çamaşırları banyoya getirmeni annem söyledi.”
– Şiddetle yakalamak
– Yakasından tutmak
– Yakasından asılmak
Cümle içinde kullanımı: “Düşmanını çal çaka edip sırt üstü kaldırama fırlattığında bende oradaydım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yakasından tutma
– Yakasından şiddetle asılma
Cümle içinde kullanımı: “Çal yaka tutup adamı öyle bir yere devirdi ki yer sarsıldı zannettik.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kır sakal
– Beyazlaşmış sakal
Cümle içinde kullanımı: “Genç yaşta çal sakal biri olmasının sebebi çektiği acılardır muhakkak.”
Kelime Kökeni: Farsça-çârpâre
– Oyun oynarken zil gibi parmaklara takılan tahtalar
– Ses çıkaran araç
– Köçek zili
Cümle içinde kullanımı: “Düğünün gözdesi parmaklarına çalpara takıp oynayan şu genç oldu.”
– Hırsızlık yapmak
– Aşırmak
– İzinsiz almak
– Çarpmak
– Yere düşürmek
– Vurmak
– Saz, davul gibi müzik aletlerine vurarak ses çıkarmak
– Ses vermek
Cümle içinde kullanımı: “Evimdeki ocağımdaki her şeyi çalabilir, beni ruhumla bir başıma bırakabilirsin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çalmak eylemi
– Bir tür sarık
– Aşırma
– Hırsızlık
– Gizlice almak
– Ses verme
– Ses çıkartmak
Cümle içinde kullanımı: “Benim bildiğim bu çocuk öyle çalma çırpma nedir bilmez, kimsenin malına göz koymaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sırt üstü
– Yüz üstü
– Sırtı yerde olan
– Yüzü yere gelecek şekilde
Cümle içinde kullanımı: “Oyunun bir yerinde sahneye çalkoyun düşmesi gerekiyordu unuttu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mide bozan şey
– Sürgüt
– Katartik
– Müshil
– Çalkak
– Çalkağı
Cümle içinde kullanımı: “Aşkın süresi dolduğunda iki tarafta yaşanan sancıları çalkara benzetebiliriz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mide bozukluğu
– Çarpıntı
– Telâtum
– Sürme
– Çalkantı
– Denizde dalgalanma
Cümle içinde kullanımı: “Hatıralar çalkantısında kendinizi her kaybedişinizde affedemeyeceğiniz acılarla baş başa kalırsınız.”