Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört halife
– Çâr-yâr
– Dört dost
Cümle içinde kullanımı: “Hz. Muhammed’in yolundan giden çehâr-yâr ne şanslı ne muhterem insanlardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört halife
– Çâr-yâr
– Dört dost
Cümle içinde kullanımı: “Hz. Muhammed’in yolundan giden çehâr-yâr ne şanslı ne muhterem insanlardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dört ayaklı hayvan
– Hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Çehâr-pâ biz insanlar gibi Allah tarafından yaratılmıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört
– Erbaa
– Üçten sonra gelen sayı
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğluna gelmiş çehâr kutsal kitap vardır, lakin hala kötülük dünyanın üzerinde.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Damlayan
– Damlayıcı
– Akan
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerden çehân edeni gözyaşımı sandın, onlar yüreğimdeki zehirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kılıç ve hançer gibi şeylerin kını
– Kılıç kılıfı
Cümle içinde kullanımı: “Değerli taşlardan işlenmiş çehi dilediğiniz zaman alabilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çegane çalan kimse
– Saz çalan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Telleri ağlatan çegâne-bâz yüreğindeki müzikle anlatıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Keman
– Kanuna benzeyen müzik aleti
– Zilli tartım çalgısı
Cümle içinde kullanımı: “Çegane çalan bir kadın elbet gönülden konuşmayı da bilir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kundura yapan kimse
– Çedik yapan satan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Köyün en maharet sahibi çedikçisinin yanında çırak olarak başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kadınların ve din büyüklerinin kundura içinde giydikleri sarı mest
– Sarı pabuç
– Mesh üzerine giyilen terlik
Cümle içinde kullanımı: “Çedik giymiş hoca ayaklarını sürüye sürüye yanımıza kadar geldi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çiçek hastalığı
– Gül
– Hâl
– Ben
– Gönül
– Çiçek
– Bulaşıcı viral hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Çeçek hastalığından müzdarip yüzündeki izler giderek çoğalıyor.”