Kelime Kökeni: Ad
– Artçı kuvvet
– Arkadan gelen kuvvet
Cümle içinde kullanımı: “Çeri ardı gelen orduların ve askerlerin karşısında nasıl durabilirdik ki?”
Kelime Kökeni: Ad
– Artçı kuvvet
– Arkadan gelen kuvvet
Cümle içinde kullanımı: “Çeri ardı gelen orduların ve askerlerin karşısında nasıl durabilirdik ki?”
Kelime Kökeni: Ad
– Askeri güç
– Ordu
– Mücadele
– Savaş
– Savaşçı
– Yeniçeri
Cümle içinde kullanımı: “Toprağını korumak isteyen çeriyi suçlayabilir misin savaşta?”
Kelime Kökeni: Ad
– Cesaret satan çingene
– Merd-i kıbtî
Cümle içinde kullanımı: “Zannımca göz dağı vermeye çalışan çerge kabadayısı dünyayı kendisinin yönettiğini zannediyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çingeneler
Cümle içinde kullanımı: “Yılın bu mevsiminde etrafta çerge çerisi görmeye başlarız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sürek avı
– Otağ
– Çadır
– Derme çatma kulübe
– İki direkli hafif oba
– Göçebe çadırı
Cümle içinde kullanımı: “Çergeler çoktan kurulmuş bütün bir yazı yaylada geçirmeye hazırlar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Otlak
– Çayır
– Çimenlik
– Mera
Cümle içinde kullanımı: “Çer-gâh da meydana gelen büyük kavgadan sonra ortadan kayboldu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yemek arasında yenen atıştırmalık
– Meze
– Yemek öncesinde yenen yiyecekler
– Yaş veya kuru yemişler
Cümle içinde kullanımı: “Akşam yemeği öncesinde yediği çerezlerden hasta olmuş, midesi bulanıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Fukara torbası
Cümle içinde kullanımı: “Vatandaşın çeres-dânından geçinerek medet umanlar olduktan sonra sosyal adaletten bahsedemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hapis
– Zindan
– İşkence
– Otlak
– Üzüm teknesi
– Çerez
– Mahpus
– Cezaevi
Cümle içinde kullanımı: “Ömrünün en güzel yıllarını çeres de gökyüzüne hasret olarak tüketecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yağız
– Beniz
– Sima
– Çehre
– Yüz
– Tip
Cümle içinde kullanımı: “Soluk çerdesine bakan ne kadar meşum bir olaya tanık olduğunu anlayacaktır.”