Kelime Kökeni: Sıfat-ad
– Damga vurulmuş
– Kızgın demirle vurulmuş
– Yüreği yaralı
– Acılı
– Dağ köylüsü
– Dağda yaşayan kimse
– Dağa ait
Cümle içinde kullanımı: “Dağlı olduğu doğrudur ancak nerde nasıl davranacağını çok iyi bilir.”
Kelime Kökeni: Sıfat-ad
– Damga vurulmuş
– Kızgın demirle vurulmuş
– Yüreği yaralı
– Acılı
– Dağ köylüsü
– Dağda yaşayan kimse
– Dağa ait
Cümle içinde kullanımı: “Dağlı olduğu doğrudur ancak nerde nasıl davranacağını çok iyi bilir.”
Kelime Kökeni: Ad-mecaz
– Ayı
– Bozayı
– Karaayı
Cümle içinde kullanımı: “Dağların şenliği bahar gelip kış uykusundan uyanmasıyla başlar.”
– Kızgın demirle damga vurmak
– Kızgın demir ile yakmak
– Akan kanı dindirmek
– Yaranın üzerine kızgın neşter vurmak
– Acısı yüreğine oturmak
– Yakmak
– Acısı yüreğine işlemek
Cümle içinde kullanımı: “İçimi dağlayan acı sözlerin değil gidişindeki samimiyetsizlikti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir tür yakı açmak için kullanılan demir
Cümle içinde kullanımı: “Dağlağu ile hayvanların kıç kısmına yakı yapılacak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ebabil kuşu
– Kılıç kırlangıcı
– Kafir kırlangıcı
– Çobanaldatan
Cümle içinde kullanımı: “Seneler sonra yuvasını hatırlayıp dönen bir dağ kırlangıcıydım ben.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dağlı
– Dağ adamı
– Dağlık yörelerde söylenen türkülerin makamı
– İsyancı
– Azgın
– Dağa ait
Cümle içinde kullanımı: “Kulağıma eskilerden çalınan bir dağinin ahengi geliyor, ne güzel yıllardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dağlık yer
– Dağlık arazi
– Dağlık bölge
Cümle içinde kullanımı: “Dâgıstân da doğup büyüdüğünü çocukluğunun büyük bir bölümünü orada geçirdiğini söylemişti.”
– Ufanmak
– Parça parça olmak
– Dökülmek
– Düşmek
Cümle içinde kullanımı: “Bunca eziyetten bunca yorgunluktan sonra dağınmamak mümkün mü?”
Kelime Kökeni: Ad
– Alıç
– Yaban eriği
– Mayhoş yemiş
Cümle içinde kullanımı: “Topladığımız dağ eriklerini beraber yiyelim mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yaralanmış
– Yaralı
– Kızgın demirle dağlanmış
– Üzüntülü
– Pek acıklı
Cümle içinde kullanımı: “İnsan bu dâğ-dâr günleri aşıp elbet feraha çıkar.”