Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Etek sallayan
– Hafif meşrep
– Serkeş
– Oyunbaz
Cümle içinde kullanımı: “Dâmen-zen bir kadındır, şen şakraktır gülücükler satar etrafına.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Etek sallayan
– Hafif meşrep
– Serkeş
– Oyunbaz
Cümle içinde kullanımı: “Dâmen-zen bir kadındır, şen şakraktır gülücükler satar etrafına.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bir köşeye çekilmiş
– Elini eteğini çekmiş
– Feragat eden
Cümle içinde kullanımı: “Hayatının en güzel yıllarında dâmen-keş bir yaşam sürdü.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Baş örtüsü
– Eteklik
– Etek
– Etek yapmaya elverişli kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Dâmenî dikeceğini söylemişti ama şalvar dikmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eteğe yapışan
– Asalak
– Yapışkan
– Bulaşık
– Hasım olan
– Etek tutan
– Abacı
– Tufeyli
Cümle içinde kullanımı: “Her makamın bir dâmen-gîri, her elmanın bir kurdu olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– El etek öpen
– Riyakar
– Etek öpen
– Dalkavukluk eden
– Yaltaklık eden kimse
Cümle içinde kullanımı: “Her makamda mutlaka dâmen-bûs biri vardır.”
Kelime Kökeni: Farsa-sıfat
– İffetsiz
– Eteği bulaşmış
– Silisiz
– Silisi olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Dâmen-âlûd olduğu söyleniyor ancak böyle mesnetsiz iftiralara kulak asmayınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Etek
– Eteklik
– Kenar
– Dağ eteği
– Giysinin belden aşağı bölümü
Cümle içinde kullanımı: “Dâmen yakınlarında bir otlak vardır orada meleyen kuzuları düşlemeni istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sürekli olsun
– Kadınlara verilen asalet unvanı
– Yaşlı kadın
Cümle içinde kullanımı: “Asil ve yaşı geçkin kadınlara dâme derlerdi eskiden.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mimar
– Bina yapan
– Bina yapıcı
– Ev yapan
– İmar eden
– Dam yapan
Cümle içinde kullanımı: “Kış gelmeden yağmur kar düşmeden bir damcı çağıralım da akan yerleri onarsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dama oynanmasını sağlayan 64 haneli tahta
– Siyah ve beyaz renkte karelerden oluşan üzerinde dama oynana yüzey
Cümle içinde kullanımı: “Tüm vücudu dama tahtası gibi pul pul olmuş.”