Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dühûr
– Dünya
– Cihan
– Uzun zaman
– Zaman
– Ebedi
– Çok uzun zaman
– Alem
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlu dehr vakit dolanır durur, ta ki yaşam son buluncaya değin.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dühûr
– Dünya
– Cihan
– Uzun zaman
– Zaman
– Ebedi
– Çok uzun zaman
– Alem
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlu dehr vakit dolanır durur, ta ki yaşam son buluncaya değin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tanrı aşkını işleyen şiir
– Mesnevi türünde yazılmış bir şiir
Cümle içinde kullanımı: “Dehnâme, Azerbaycan edebiyatında yer alan bir eser olup Şah İsmail Hatayi tarafından yazılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dehâlîz
– Sokak kapısıyla merdiven arasındaki aralık
– Koridor
– Hol
– Dar ve uzun geçit
– Geçenek
Cümle içinde kullanımı: “Bu sonu olmayan dehlîzler de nasıl çırpındığımı bilme, öldüğümü görme.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Korkunç
– Korku veren
– Çok dehşetli
– Dehşet saçan
Cümle içinde kullanımı: “İçimize atıp büyüttüğümüz her şey dehhâş olup karşımıza dikilir bir gün.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kötü söz söylemekten kaçınma
– Ağız yıkama
– Ağız temizleme
– Ağız çalkalama
Cümle içinde kullanımı: “Bizim neslin çocukları iftiradan ve günahtan dehen-şûy ederlerdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Geveze
– Konuşan ağız
– Lafazan
– Zevzek
Cümle içinde kullanımı: “Dehân-güşâ biriyle ömür geçirmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daldan dala konan
– Hercai
-Vefasız
– Gelgeç
– Yeltek
– Aşkta değişken
Cümle içinde kullanımı: “Ayrılığı kabullendim Deh-dile, sen ki tutamadığım rüzgarım ayılamadığım baharımsın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ağız
– Munsap
– Fem
– Dudakların çevrelediği bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Gül goncası dehânı şimdi kimler kokluyor, kim o çiçeğin balına bakıyor?”
Kelime Kökeni: Arapça- dehlîz çoğul ad
– Dehlizler
– Koridorlar
– Holler
– Geçitler
Cümle içinde kullanımı: “Gel benimle uzaklara, el ele dehâlizleri aşıp özümüzde dalgalanalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karışma
– Müdahil olma
– Müdahale
– Sığınma
– Korunma
– Medet
Cümle içinde kullanımı: “İki aşık arasındaki kavgaya dehâlet edilmez ancak zaman tanınır.”