Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Alım satım sonunda tellala ödenen ücret
– Tellal ücreti
Cümle içinde kullanımı: “Önce dellâliye parasını ver ondan sonra hellalleşirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Alım satım sonunda tellala ödenen ücret
– Tellal ücreti
Cümle içinde kullanımı: “Önce dellâliye parasını ver ondan sonra hellalleşirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kadın ve erkek arasında arabuluculuk yapan kadın
– Erkekle kadın arasında aracılık yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden iki kişi arasındaki evlililer dellâle ile ayarlanır, aileler tanışırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tellal
– Çarşı ve pazar yerlerinde yüksek sesle duyuru yapan kimse
– İlan edici
– Yüksek sesle bildiren
Cümle içinde kullanımı: “Başımızda dellâl gibi bağırmadan konuşamaz mısın?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hamamda müşterileri keseleyerek yıkayan görevli
– Hizmetçi
– Tellâk
– Hamamda insanları keseleyen erkek
Cümle içinde kullanımı: “Dellâk gelip seni bir güzel çitilemeden önce biraz su dökün.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Derviş hırkası giyen
– Eski elbise giyen
– Eski hırka giyen
– Riyakar adam
– Yoksul kimse
Cümle içinde kullanımı: “Kimse delk-pûş giydiği için alim, yalın ayak gezdiği için fakir olmaz.”
– Ovuşturmak
– Ovmak
– Bir şeyin üzerinde bastırarak el sürmek
– Sürtmek
Cümle içinde kullanımı: “İki taşı birbirine delk etmek suretiyle kıvılcım çıkartabilirsin.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Derviş hırkası
– Eski elbise
– Ovma
– Ovuşturma
– Sürtünme
– Oğuşturmak
– Ovmak işi
Cümle içinde kullanımı: “Donan yeri buzla delk etmek lazım gelir, yoksa ölecek.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Delice tavırlı
– Tavır ve hareketlerinde serbest ve laubali olan kimse
– Zıpır
– Hareketlerinde ölçüsüz
– Zırtapoz
Cümle içinde kullanımı: “Beni delişmen biri olarak görebilirsiniz, bu hayatta tek bir öngörüyle yaşayabilmek imkansızdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Pek sık ve gür orman
– Ağaçları bol olan orman
Cümle içinde kullanımı: “Yürüdüğün yer bir deli ormandır, karanlıktan korkacaksan ilerlemeyeceksin.”
– Delikli
– Delik peyda etmek
– Delme işi
– Delik oluşturmak
Cümle içinde kullanımı: “Delinmek suretiyle dışarıya bolca su akıtmaya başladı”