Kelime Kökeni: Arapça-Yunanca ad
– Çeyrek lira kıymetinde eski altın sikke
– Bazı ülkelerde kullanılan para birimi
Cümle içinde kullanımı: “Önümüze döktüğü dinarlarla aklımızı çelmeye çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-Yunanca ad
– Çeyrek lira kıymetinde eski altın sikke
– Bazı ülkelerde kullanılan para birimi
Cümle içinde kullanımı: “Önümüze döktüğü dinarlarla aklımızı çelmeye çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi edyân
– Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya her milletin tuttuğu yol
– Diyanet
– Tanrı’ya ve doğa üstü güçlere inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal kurum
– Tanrı düşüncesine dayalı, ibadetleri de içeren toplumsal kurum
Cümle içinde kullanımı: “Hangi dîni incelersek inceleyelim kendi isteğinle yaşamını sonlandırmak yasaklanmış ve lanetlenmiştir.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Zihinsel
– Fikrî
– Bellekle ilgili
– Zihne ait
– Akılla ilgili
– Akla ait
Cümle içinde kullanımı: “Sorununuzu başka mecralarda anlatmak ve yaymak yerine dimâğî çözümler bulmaya çalışsanız daha iyi olurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça-dem çoğul biçimi
– Kanlar
– Gözyaşı akan yerlerin izi
Cümle içinde kullanımı: “Çehremi kaplayan dimâyı görüyor musun, bunlar senin maharetindir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Canlanmış
– Heyecanlı
– Gönül gözü açılmış
– Heyecan veren
Cümle içinde kullanımı: “Dil-zinde olan kalbimi lütfen daha fazla zorlamayınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Arzulu
– Pek istekli
– Kalbi istekli
– Çok özlemiş
– Kalbi susamış
Cümle içinde kullanımı: “Maviye hasret düşmüş dil-teşne gönlümü sen avut isterdim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Duygulu
– Yüreği kalkmış
– Sıkıntılı
– İçli
– Kederli
– Gönlü darda olan
– Üzüntülü
– Mükedder
Cümle içinde kullanımı: “Allah’ım bizi ve ailemizi dil-teng eyleme, namerde el açtırtma.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İncinmiş
– Gönlü kırılmış
– Kalbi kırılmış
– Gönlü yaralanmış
Cümle içinde kullanımı: “Dil-şikeste olanı bir kaç tatlı sözle avutamazsın, bazı kırgınlıkların ne izahı ne de tamiri mümkündür.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül kırıcı
– Gönül kıran
– Kırıcı
– Can sıkıcı
– Kalp kırıcı
Cümle içinde kullanımı: “Af dileyene zalim olma, sana gül verene dil-şiken sakın ha olma.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül avlayan
– Gönül cezbeden
– Kalpleri cezbeden
– Kalbi etkileyen
Cümle içinde kullanımı: “Tavırlarınız ve alakanızdaki dil-şikâr tutumu görüyor şaşkınlığa gark oluyorum.”