Temayül nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Bir tarafa eğilim, meyletme.
Bir şeye ilgi duyma yada ilgilenme.
Bükülme.
Cümle içinde kullanımı:’Onun spora karşı temayülü var ama ailesi izin vermiyor.’
Temayül nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Bir tarafa eğilim, meyletme.
Bir şeye ilgi duyma yada ilgilenme.
Bükülme.
Cümle içinde kullanımı:’Onun spora karşı temayülü var ama ailesi izin vermiyor.’
Veçhe Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İstikamet, Bir şeyin belli bir noktaya baktığı taraf, Eş anlamlısı yön
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hangi veçheye gideceğimizi bende bilmiyorum birisine sorarsak bizim için daha iyi olacak’.
Nahoş Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Nāḫoş
Hoşlanılmayan, çirkin, kötü, güzel olmayan, beğenilmeyen, ilgi çekmeyen.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Bu nahoş şarkının bu kadar dinlenmesi bir çoğumuzu şaşırttı’.
Elzem Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Lüzumlu, Gerekli, Eş anlamlısı vazgeçilmez
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun bana elzem olduğunu biliyordun bile bile atmayacaktın’.
Mahiyet nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Nitelik, vasıf, öz, asıl, esas, iç yüz.
Cümle içinde kullanımı:’En önemli ve kopyası olmayan mahiyet dosyaları arşivde tutulmaktadır.’
Riyazet nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Nefsin isteklerini kırma, perhiz.
Fani olandan nefsini çekerek perhizle, kanaat içinde yaşamak.
Cümle içinde kullanımı:’Bence riyazet içinde yaşamak insanlık için daha iyi bir yaşama biçimi.’
Müteyakkız Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Açıkgöz, Kurnaz, Çevik, Tetikte, Eş anlamlısı sak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Adamlardan haber gelmesini müteyakkızla bekliyordu’.
İstinat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Dayanıklı, Yaslanma, İtimat etmek, Güç almak, Eş anlamlısı dayanma
Bir şeyi delil saymak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kendimi çok halsiz hissediyorum birisinden istinat almam gerekiyor’.
Muvazene nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Denge, dengeleşim.
Cümle içinde kullanımı:’Yüce Allah her şeyi bir muvazene ve ölçüye göre yaratmıştır.’
Müşahede nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Gözlem, gözüyle görme, tanık olma, gözden geçirme.
Cümle içinde kullanımı:’Bu cinayet için orada olanları müşahede altında tutuyorlar.’