Kelime Kökeni: Ad
– Gelinin güveye verdiği para
– Mal
Cümle içinde kullanımı: “Damadın aldığı dırahoma helaldir geline verilen yüz görümlüğü de helaldir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gelinin güveye verdiği para
– Mal
Cümle içinde kullanımı: “Damadın aldığı dırahoma helaldir geline verilen yüz görümlüğü de helaldir.”
Kelime Kökeni: Yunanca-ad
– Yunan para biçimi
– Yunanistan’ın eski para biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Dedemizin eski eşyaları arasında üç tane dırahmi buldum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Parasız
– Süvari askeri
– Yoksul
– Parası olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Cebinde beş akçesi bulunmayan dıragon biri için mi bunların hepsi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Cilalı
– Parlak
– Saç çember
Cümle içinde kullanımı: “Dımışkı dolabın içerisindeki çerçevelere bir göz atadurun.”
Kelime Kökeni: Arapça-özel ad
– Suriye’deki Şam şehri
– Suriye’nin başkenti
Cümle içinde kullanımı: “Dımışk’tan gelen kötü haber hepimizi derin bir yasa boğdu.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Güldürücü
– Güldüren
– Komik
– Sevindiren
– Mutlu eden
Cümle içinde kullanımı: “Evimize doğan güneştir Dılık-âver, evlat denildiğinde akan sular kesilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gülüş
– Gülme
– Çene
– Kahkaha
Cümle içinde kullanımı: “Karşımda durmuş suratındaki dılıkla bana bakıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karısının kötü davranışlarına, iffetsizliğine göz yuman kimse
– Karısı tarafından aldatılan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ulan deyyûs, sen önce kapalı gözlerini açta etrafa bir bak.
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Papaz
– Ehad
– Bir kimse
– Herhangi biri
– Biri
Cümle içinde kullanımı: “Yoldan geçen deyyâr kadar kıymetsiz alelade bir hayat sürüp gitti.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Allah’ın adlarından biri
– Allah’ın isimlerinden
Cümle içinde kullanımı: “Deyyân ne eylerse güzel eyler, endişe buyurmayalım.”