Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yüreği ölgün
– İçi geçmiş
– Gönlü karartan
Cümle içinde kullanımı: “Onun ölümü demek benim dil-güşte olmama sebeptir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yüreği ölgün
– İçi geçmiş
– Gönlü karartan
Cümle içinde kullanımı: “Onun ölümü demek benim dil-güşte olmama sebeptir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül ferahlatan
– Gönül açan
– İç açan
– Kalbi ferahlatan
Cümle içinde kullanımı: “Hayatıma tesir eden bu olay dil-güşâ bir rahatlamaydı benim için.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kırgın
– Gücenik
– Gönül tutan
– Kalbe sıkıntı veren
– Gücenmiş
– Küskün
– Kırılmış
Cümle içinde kullanımı: “Üzüntünün mesken tuttuğu bu yaban ellerde dil-gîr olmamak mümkün müdür?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Alımlı
– Cazibeli
– Gönül oyalayıcı
– Çekiciliği olan
Cümle içinde kullanımı: “Gönlün maksadı dil-firîb birine vurulmak değil ki, maksadımız her iki cihanımıza yarenlik edecek bir el bulmak.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sevinç
– Gönlü geniş
– Sevinç veren
– Sevinci olan
– Sevinçli
Cümle içinde kullanımı: “Gönlü dil-ferâh olanın dünya malında gözü olmaz ki.”
– Talep etmek
– Beklemek
– İstemek
– Arzu etmek
– Birinden bir şey yapmasını istemek
– Temenni etmek
Cümle içinde kullanımı: “Tanrıdan diliyorum ki bu gece yağan her yağmur damlası içindeki ateşi söndürsün.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül aydınlatan
– Gönül ferahlatan
– Kalbi yakan
– Gönlü parlatan
Cümle içinde kullanımı: “Bebeğimiz dünyaya sağ salim geldiğinde dil-efrûz güzelliği nutkumuzun tutulmasına neden olmuştu.”
– Gönlü yaralı olan
– Aşık
– Meftun
– Maşuk
Cümle içinde kullanımı: “Aşk için her şeyi göze alamazsanız dil-efgâr olamazsınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül çalan
– Kalp hırsızı
– Yürek çalan
Cümle içinde kullanımı: “Siz biçare kulunuza dil-düzd yakıştırmasını yaparak münferit sözlere sebep oluyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kalbe batan
– Gönül delen
– Kalbi yaralayan
– Gönle zarar veren
Cümle içinde kullanımı: “Söyle evladım, içine dil-dûz olan derdi kederi benden sakınma.”