– Yavru doğurmak
– Hayvan yavrulamak
– Yavrulamak
Cümle içinde kullanımı: “Ağılda dölemeyen hayvanlar seçilip kesime gönderilir.”
– Yavru doğurmak
– Hayvan yavrulamak
– Yavrulamak
Cümle içinde kullanımı: “Ağılda dölemeyen hayvanlar seçilip kesime gönderilir.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ebedî
– Bakî
– Huzur ve sükûn
– Elverişli
– Uygun
– Kurnaz
– Cin fikirli olan
– İtaatli
– Uyumlu
– Ağırbaşlı
– Uslu
Cümle içinde kullanımı: “Büyük ninemiz yaramazlık yaptığımızda bastonunu eline alı dölek durun diye azarlardı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çoluk çocuk
– Evlatlar ve torunlar
– Cinsel organ
– Soy sop
– Zürriyet
Cümle içinde kullanımı: “Dölünü döşünü toplayıp cümbür cemaat gelmişler.”
– Yavrulamaya başlamak
– Doğurmak
– Doğum yapmak
– Çocuk sahibi olmak
Cümle içinde kullanımı: “Hayvanların döl dökme mevsimi genelde baharın gelişidir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Soy
– Cenin
– Nesil
– Canlılardan üreyen yavru
– Zürriyet
– Rahmin içindeki yavru
– Fetüs
– Çocuk
– Sulp
Cümle içinde kullanımı: “Gebeliğin ilk başlama evresi döllenme evresidir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dökme işini yapan kimse
– Top yapma ve dökme işiyle görevli yeniçeri
– Dökücü
Cümle içinde kullanımı: “Döküci olarak görev alan yeniçeri sınıfının top dökmek ve top yapma işini üstlenirlerdi.”
– Düşürmek
– Bir sıvıyı veya maddeyi bulunduğu kaptan başka bir kaba boşaltmak
– Boşaltmak
– İskat etmek
– Saçmak
– Serpmek
– Ekmek
– Bedende sivilce gibi şeyler çıkarmak
– Erimiş madeni kalıba koymak
– Akıtmak
– Salmak
– Kırmızı lekeler çıkarmak
Cümle içinde kullanımı: “Stres ve sinir hastalığı bütün saçlarımı döktü.”
Kelime Kökeni: Ad
– Madenleri eritip kalıba döken sanatkar
– Dökümcü
– Döküm yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dökmeci olarak çalıştığını söyledi eli ekmek tutan biriymiş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dökmek eylemi
– Kalıba dökülmüş adi demir
– Aktarma eylemi
– Boşaltmak
Cümle içinde kullanımı: “Çorbayı dökmeden götürmeye dikkat et tamam mı çocuğum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tunç havan
– Buğday ezilen büyük taş dibek
– Katı malzemeleri toz haline getirmek için kullanılan gereç
Cümle içinde kullanımı: “Döğüc içerisindeki taze kahvenin kokusu beni şimdiden mest etmişti bile.”