Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Güzel gözlü kimse
– Gözünde ak olan
– Gözleri güzel olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ebrec gözlerine bakınca anlıyorum ne kadar hüzünlü ve üzüntülü olduklarını.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Güzel gözlü kimse
– Gözünde ak olan
– Gözleri güzel olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ebrec gözlerine bakınca anlıyorum ne kadar hüzünlü ve üzüntülü olduklarını.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kaleler
– Burçlar
– Kale burçları
– Kermenler
Cümle içinde kullanımı: “Küçücük dünyası ebrâcla doludur kimseyi yaklaştırmaz yanına.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mahfaza
– Kutu
– Mücevher kutusu
– Sandık
– Hokka
– Kutucuk
– Kapaklı kap
Cümle içinde kullanımı: “Dürc içinde saklanan gizli mektupların üzerindeki mühürler bile sağlam görünüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Tavuklar
– Piliçler
– Kümes hayvanları
– Horoz cinsleri
Cümle içinde kullanımı: “Geçimini sağladığı tek şey dücüc yetiştirip satmak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tunç havan
– Buğday ezilen büyük taş dibek
– Katı malzemeleri toz haline getirmek için kullanılan gereç
Cümle içinde kullanımı: “Döğüc içerisindeki taze kahvenin kokusu beni şimdiden mest etmişti bile.”
Kelime Kökeni: Ad
– Soğuk su ile sabunsuz yıkana çamaşırın dövüldüğü tokmak
– Çamaşır tokmağı
– Ağaçtan yapılan kıyafet yıkamaya yarayan çekiç
Cümle içinde kullanımı: “Çamaşırları belli ritim döğec sesiyle yıkan kızların sesleri nehrin şırıltısına karışıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dallı ve çiçekli ipek kumaş
– Yazı stili
– Yazı biçimi
– Atlas
– Kıymetli ipek kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Çocukluğumdan hatırladığım dîbâc dolu oda da annemin mis kokan saçlarıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kar
– Kazanç
– El işi
– El emeği
– Yarar
Cümle içinde kullanımı: “Dest-renc olmadan üretim devam edemez, her işin bir bedeli vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Savaş sırasında temel kazmaya yarayan bir tür alet
Cümle içinde kullanımı: “Zırhını indiren her asker eline derrâc alıp toprağı kazmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tavuk, horoz gibi evcil hayvanlar
– Kümes hayvanları
Cümle içinde kullanımı: “Çiftliğin içindeki decâc sayısını artık bende bilmiyorum.”