Kelime Kökeni: Ad
– İnsan, kimse, adem oğlanı
Cümle içinde kullanımı: “Ademoğlu nefsine yenik düşen bir canlıdır, nefsine sahip olabilseydi Adem yer miydi hiç elmayı?”
Kelime Kökeni: Ad
– İnsan, kimse, adem oğlanı
Cümle içinde kullanımı: “Ademoğlu nefsine yenik düşen bir canlıdır, nefsine sahip olabilseydi Adem yer miydi hiç elmayı?”
– İnsanlık taslamak, böbürlenmek
Cümle içinde kullanımı: “Hey sen boşuna ademlenip omuzlarını kabartma boşuna biz senin gibi ne kabadayılar gördük. “
Kelime Kökeni: Arapça-âdem+Farsça-zâd
– İnsanoğlu, insan, ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: ” Cennetten düşen Adem dünyayı indiğinde bizler yani ademî-zâdlar meydana geldik.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Adamlık, insanlık, beşeriyet
Cümle içinde kullanımı: ” Ademiyetten uzak olan insana erdemi nasıl anlatacaksın a kafasız başım!”
Kelime Kökeni: Arapça
– İnsana özgü, insanla ilgili, beşeri, müteallik
– İnsanoğlu, ademoğlu
– Yokluğa özgü, yoklukla ilgili
Cümle içinde kullanımı: ” Ademî vasıfları gösteren her canlı önce düşünmeli, yaradılışını inkar etmemelidir. “
Gadiri Hum Bayramı Alevi-Şii vatandaşlar tarafından coşkuyla kutlanan bayramlardan biridir. Hz. Muhammed’in Veda Haccı konuşmasının Gadir-i Hum’da yaptığı rivayet edilmektedir. Şii itikadına sahip olan vatandaşların bir yıl içinde kutladıkları 3. bayram olan Gadir-i Hun bayramı bu sene 7 Ağustosa denk geliyor.
7 Ağustos Cuma günü başlayan 8 Ağustos Cumartesi günü sona erecek. Şii mezhebine göre Gadiri Hum Bayramında Hz. Muhammed tarafından Ali el-Mûrtezâ velayet makamına getirilmiştir. Şii vatandaşlarının inancına göre Gadir-i Hun, Suudi Arabistan’ın Mekke Velayetinin Rabiğ vadisinde bulunmaktadır.
Gadiri Hun Bayramı Hicrî takvime göre Zilhicce Ayı’nın On Sekizinci günü üçüncü bayram olarak kutlanmaktadır. Şii mezhebine dahil olan Müslümanlar için özel olan bu bayramda oruç tutmak, gusül abdesti almak, Sığınma duası okumak, 2 rekat namaz kılarak 100 kez Allah’ şükretmek tavsiye edilen ibadetlerdir.
Kelime Kökeni: Sıfat
– İnsan, insanoğlu, soylu kişi, ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Adem evladı ne mala doydu, ne de zillet çekmekten usandı. “
Kelime Kökeni: Arapça-adem+Farsça-âbâd
– Yokluk diyarı, öteki dünya, yokluk alemi
– Sonsuza dek hiçlik
Cümle içinde kullanımı: ” Peki yavrucuğum adem-âbâda inanıyor musun?
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Hadis biliminde rivayet edilen hadisin sağlıklı doğru olmaması anlamında kullanılan terim
Cümle içinde kullanımı: “Ademü’s-sıhhat kabul edilen hadislerin doğruluğu ispatlanamadığı için bir şey söylemem uygun düşmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ses yitimi, sesin kısılarak yok olması, afoni
Cümle içinde kullanımı: ” Gençliğinde içtiği tütün yüzünden yaşlanınca ademü’s-savt kaybetti.”