Kelime Kökeni: Farsça
– Ceylan yavrusu
– Yaklaşmaktan ve ülfet etmekten çekinen dilber
Cümle içinde kullanımı: ” O ki yemyeşil dağ eteklerinde seke seke dolaşan bir ahu-beççe, nazlı bir hilaldi. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ceylan yavrusu
– Yaklaşmaktan ve ülfet etmekten çekinen dilber
Cümle içinde kullanımı: ” O ki yemyeşil dağ eteklerinde seke seke dolaşan bir ahu-beççe, nazlı bir hilaldi. “
– Kelime Kökeni: Arapça
– Kardeş, dost, yakın arkadaş, gönüldaş
Kelime Kökeni: Farsça-ahuvan çoğul biçimi
– Ceylan, karaca
– Ürkek, çekingen ve güzel kadın
– Alımlı, zarif kadın
– Latif bakışlı
Cümle içinde kullanımı: ” Bir ahu ceylandır gönlüm, bir başı mağrur bir başı sevdalı…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yıldız sayan
– Geceleri uyuyamayan aşık
– Müneccim
Cümle içinde kullanımı: “Karanlık çöktüğünde avare misalı ahter-şümar gibi dolanır durur tarla bahçelerde. “
Kelime Kökeni: Farsaça-ahter+Arapça-şinas
– Yıldız tanıyan
– Yıldız bilimiyle uğraşan kimse
– Müneccim, astrolog
Cümle içinde kullanımı: ” Atalarımız Osmanlı hanedanlığına dayanırken, ahter-şinas olarak sarayda görev almışlar. “
Müge Anlı’nın sunuculuğunu yaptığı Tatlı Sert programında Aleyna Çakır olayında flaş bir gelişme yaşandı. Hayatını kaybeden genç kızın ölümü hakkında suçlanan Ümitcan Uygun’un genç kızı fuhşa zorlayarak üzerinden para kazandığı iddiaları ortaya çıktı.
Zorla fuhuş yaptırıldığı iddiası üzerine Ümitcan Uygun’a suç duyurunda bulunuldu. Genç kızın ölümü Türkiye’de infial yaratırken, Aleyna Çakır’ın dosyasını araştıran Tatlı Sert programında şok edici yeni bilgilere ulaşıldı.

Ümitcan Uygun’un Aleyna Çakır’a şiddet uyguladığı görüntüler ortaya çıkarken, genç kızı fuhşa zorlayarak para kazandığı iddiaları dile getirildi. Hayatını kaybeden genç kızın avukatı Umut Yıldırım, savcılığa yeni bir suç duyurusunda bulundu. Aleyna’nın komşuları ve arkadaşlarının ses kayıtları suç duyurunda yer alırken, Ümitcan Uygun hakkında yeni bir suç tipinin ortaya çıktığı belirtildi.
Yeni suç duyurusu sonucunda Ümitcan Uygun’un 4. kez ifade vermek için çağrılacağı açıklandı.
Kelime Kökeni: Farsça
– Müneccim, astrolog, yıldız falcısı
Cümle içinde kullanımı: ” Bizim sülalemizin mesleği ahter-gû, yıldız bilimine dayanırdı eskiden. “
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kuyruğa benzeyen bir ışık uzantısı olan gök cismi, kuyruklu yıldız
– Buzlu çamur topu, kirli kartopu
Cümle içinde kullanımı: ” Ahter-i dünbaledar Antik çağlardan günümüze kadar bilinen ve araştırılan kozmik bir toz karışımıdır. “
Kelime Kökeni: Farsça-ahteran çoğul biçimi
– Yıldız, ışıklı gök cisimlerinden biri
– Uğur, şans, talih
Cümle içinde kullanımı: ” Saçlarına düşen gümüşi ahterleri toplama sakın sevdiceğim, dayanamam bilesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-hatar çoğul biçimi
– Hatalar, tehlikeler, hatarlar, felaketler
Cümle içinde kullanımı: “ İnsanoğlu büyük ahtar atlatmadığı sürece bilmez yaşamınız kıymetini. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Akşam, akşamleyin
– Aile, soy, sop, akraba, yakınlar, bir zatın taraftarları
– Hizmetliler, yardımcılar, maiyet
Cümle içinde kullanımı: “Köy şivesiyle ahşam yola düşülecek diye bağırdıktan sonra atını mahmuzladı. “