Kelime Kökeni: Zarf
– Sırasıyla, derecesiyle, sırası gelince, sıra takip ederek
Cümle içinde kullanımı: ” Gelen bildiriye müteakip ailelerin ale’d-derecât kasabayı boşaltması isteniyor. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Sırasıyla, derecesiyle, sırası gelince, sıra takip ederek
Cümle içinde kullanımı: ” Gelen bildiriye müteakip ailelerin ale’d-derecât kasabayı boşaltması isteniyor. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Sıradan, bayağı, olağan, olagelen, tabii
Cümle içinde kullanımı: ” Bu tarz durumların böylesi bir teşkilatta cereyan etmesi pek ale’l-ade, şaşmak gerek hanımefendi. “
Kelime Kökeni: Zarf
– İvedilikle, çabucak, çarçabuk, vakit kaybetmeden
Cümle içinde kullanımı: “Ale’l-acele getirilen kabın içine dolduran su ocağa koyulurken kadının doğum sancıları yeniden başladı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yem, yulaf, saman, hayvanlara verilen yiyecek
– Basit ve bayağı duygular, nefse özgü tutkular
Cümle içinde kullanımı: ” Sığır ve koyunlara verilen alef aynı değil, saman ve yulafı farklı oranlarda karıştırıyoruz. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Tuhaf bir biçimde, şaşılacak tarzda, yadırganan şey
Cümle içinde kullanımı: ” Ale-l-acaib bu küçük kızı evladım olarak görmeye eğitimiyle yakından ilgilenmeye başladım, onda kendi kızımın hayalini görüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Üst, üzre, fevk vb. anlamlarda prepozisyon ön ek olarak kullanılan ve pek çok söz varlığının önünde yer alarak yeni kelimeler oluşturan bu söz; Osmanlı Türkçesinde de sıkça karşımıza çıkmaktadır.
Kelime Kökeni: Sıfat
– Hile ile kandıran, oyun eden, yalan söyleyen, aldatan
Cümle içinde kullanımı: “Aldadan kendini aldatır, yoksa bize bir şey yapamaz onlar kalplerine ihanet ediyor. “
– Oyun ve hile ederek bir kimseyi kandırmak
– Aldatmak, ihanet etmek, yalan söylemek
Cümle içinde kullanımı: ” Seni sevdiğimi söylerken aldamak nedir bilmedim lakin sen, beni sevmemek için çok uğraştın değil mi?”
Kelime Kökeni: Ad
– Aly komutanı olan subay, miralay
– Yarbay ile Tuğgeneral arasında yer alan rütbeli asker, üstsubay
Cümle içinde kullanımı: “Askerlerin saygıyla selamladığı Albay köyümüzü ziyaret ettiğinde bende asker olmaya karar vermiştim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Loğusa humması
– Albasdı, alkarısı
– Doğum sırasında bakımsızlık nedeniyle meydana gelen ateşli hastalık
Cümle içinde kullanımı: “İlk çocuğumu kucağıma aldığımda korktuğum başıma geldi albastı, neredeyse ölüyordum.”