Kelime Kökeni: Arapça
– İlahlar, Tanrıçalar, Kadın Tanrı
– Batıl ilahlar
Cümle içinde kullanımı: ” Çok tanrıcalığın görüldüğü dini inançlarda âlihelerde bulunmaktadır, hatta kadın tanrılara inanç daha fazla görülmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İlahlar, Tanrıçalar, Kadın Tanrı
– Batıl ilahlar
Cümle içinde kullanımı: ” Çok tanrıcalığın görüldüğü dini inançlarda âlihelerde bulunmaktadır, hatta kadın tanrılara inanç daha fazla görülmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İlahlar, mabutlar
– Tapılan şeyler
Cümle içinde kullanımı:” Hindistan’da âlihât olan bir çok buda heykeli vardır ülkenin çoğu bu putları tanrı yerine koyarak tapar. “
Kelime Kökeni: Arapça-âlî+Farsça-cenâb
– Yüce yaradılışlı, haysiyetli, onurlu
– Büyük zat, iyilik sahibi, yüksek ahlaklı, cömert
Cümle içinde kullanımı: “Âlî-cenâb bir beyefendidir kendisi, aşağıda kalan insanlarla görüşmeyecektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-âlî+Farsça-câh
– Yüce makamı olan kimse
– Yüksek mevkii sahibi
– Rütbesi yüksek
Cümle içinde kullanımı: ” Kazım Karabekir Osmanlı ordusunun Âlî-câh bir komutanıdır, savaştığı cephelerde kahramanlığını göstermiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça-âlî+Farsça-baht
– Talihi olan, şanslı, bahtlı, mutlu
– Kara talih karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Kardeşimin âli bahtı her zaman işlerinin yolunda gitmesine neden olmuştur, bu sebeple onu hiç kıskanmadım kader işte.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aletle ilgili, alete özgü
– Yemin eden, söz veren
– Yüksekte, yüce, ulu, ulvi
– Kadri yüksek, paha biçilmez
– Onurlu, şerefli, gururlu
– Bülent
– Hz. Ali’nin adından, erkek ismi
– Esmâ’ü’l-hüsnâ
– Kudreti yüce, kadri büyük
Cümle içinde kullanımı: “Beşikte kalan son oğlumun adının Ali olmasını isterim, adı gibi büyük ve onurlu biri olsun.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yazgı, kader, talih, şans, baht
– Takdir-i ilahi
– Ezeli takdir
Cümle içinde kullanımı: ” Kötü bir yaşam bizim alın yazımıza işlenmiş buradan nasıl döneriz bilemiyorum. “
Kelime Kökeni: Ad
– Alnı geniş olan
– Ön cephede bulunan
Cümle içinde kullanımı: ” Savaşın önderliğini ilk atılan alınlu kahramanlar alır, onlar bizim kıvanç kaynağımızdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kadınların başlarına bağladıkları altın veya gümüş süslü başlık
– Binaların cephelerini süsleyen işleme motif, cephe süsü
– Tiyatro sahnelerinin üst kısmı
– Eski Osmanlı zırhlarının alnı örten parçası
Cümle içinde kullanımı: ” Babaannem anlatırdı eskiden köylük yerde kızlar renkli renkli alınlıklar bağlarmış başlarına. ”
Kelime Kökeni: Ad
– Kadınların alınlarına veya başlarına bağladıkları süslü yaldızlı örtü
– Altın ve gümüş işlemeli baş bağı
Cümle içinde kullanımı: “Başları alın bağıyla örtülü köy kızları sırtladıkları odun yığınlarıyla sırasıyla önlerimizden geçip gittiler. “