Kelime Kökeni: Arapça-amel çoğul biçimi
– Ameller, işler
– Eylemler
– Fiiller
Cümle içinde kullanımı: “Dünyada iyi a’mâl yapmayan ve biriktirmeyen insanın vay haline!”
Kelime Kökeni: Arapça-amel çoğul biçimi
– Ameller, işler
– Eylemler
– Fiiller
Cümle içinde kullanımı: “Dünyada iyi a’mâl yapmayan ve biriktirmeyen insanın vay haline!”
Kelime Kökeni: Arapça-emel çoğul biçimi
– Umular, ümitler, umutlar , beklentiler, dilekler, gayeler
Cümle içinde kullanımı: ” İnsan âmâl ve dualarıyla ayakta kalabiliyor ancak, gerisi yalan.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Derinlikler
– Göz pınarları
– Yer derinlikleri
Cümle içinde kullanımı: ” Şiir a’mâk karanlıklarla başlayıp güneşin hezeyanıyla dans ediyor hissiyatı veriyordu.”
Kelime Kökeni: Türkçe-omac+Farsça-gâh
– Nişan tahtası, nişan yeri
– Hedef mahalli, hedef tahtası
Cümle içinde kullanımı: ” Yayı gerdikten sonra âmâc-gâhı hedefleyerek okunu sal gitsin. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Nişan alınan yer
– Hedef, amaç, gaye
– Maksat, erek, istenilen şey
– Ülkü
– Misyon, özel görev
Cümle içinde kullanımı: ” Tasavvur da ki âmâc, zihinde canlandırmayla olabilecek müspet durumları tahmin etmedir. “
Kelime Kökeni: Edat
– Fakat, lakin, ancak, ne var ki
– Kaldı ki, gel gelelim, gelince
– amma
– Birbiriyle çelişen kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan edat
– Gözleri görmeyen, a’ma, kör
– Bilgisiz
– Körlük
– İnce bulut
– Hakikat gözü kapalı kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Sözleriniz çok doğru ve yerinde ama gerçekler de ortada usuller üzerinden konuşmak durumu özetlemiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Herkese özgü, halka ait, umumi
– Sıradan, bayağı, alelade
– Has karşıtı
– Yaygın, bilinen
– Yıl, sene, sal
– Dişilik organı, ferç
Cümle içinde kullanımı: ” Göze çirkin gelen, kargacık burgacık âm yazıları okumakta güçlük çektiğim doğrudur.”
Kadınların vazgeçilmez giysilerinden biri olan sütyenin tarihte ilk kim tarafından bulunduğunu ve kim tarafından kullanıldığını merak ettiğiniz mi hiç? Kadınlar tarafından kullanılan modern sütyenin ilk mucidi Caresse Crosby’dir. Eski dönemlerden bu yana kadınlar mahrem olarak kabul edilen göğüslerini örtmek, destekleyip kaldırmak için birçok yöntem kullanmışlardır. Daha güzel ve alımlı görünmek kadınların doğasında her zaman yer almıştır.

Amerikalı bir kadın olan Caresse Crosby’in ilk modern sütyeni icat etmesi ise tamamen ihtiyaçtan kaynaklanan bir zorunluktan ortaya çıkmıştır. 19 yaşında bir debutante balosuna katılmak için hazırlanan Caresse, o dönem kadınların göğüslerini örtmek ve kaldırma amacıyla kullandıkları balina kemiğinden yapılma giyer. Ancak içinde kendisini çok rahatsız hisseder. Korse rahat hareket etmesini engellerken baloda nasıl daha rahat olurum diye düşündüğü sırada aklına göğüslerini mendil ile örtmek gelir.
Hizmetçisinden iki tane ipek mendil, kordon, biraz kurdele ve iğne iplik isteyerek mendillerini birbirine diker. Kendi icadı olan ilk modern sütyeni bu sayede ortaya çıkaran Caresse, baloya böylelikle katılır. Baloya katılan tü kadınların dikkatini çekerek ilgi toplar. Bu kısımda Caresse bir girişimci olarak düşünerek ilgi gören icadı için ABD’ye başvurarak ilk sütyenin patentini 3 Kasım 1914’de onaylatır.
Bu sayede tarihe ilk sütyen pantentini alan kadın olarak geçerken, Boston’da Fashion From Brassiere Company’i kurar. Nasıl rahat olurum soruna ürettiği icat ile yola çıkan Crasse, tüm dünya kadınları için sütyen üretmeye başlar…
Kelime Kökeni: Farsça
– Alüfte olma durumu
– İffetsiz olma, namussuz olma
– Cilveli
Cümle içinde kullanımı: ” İnsanın kanında alüftelik olduktan sonra urganla bağlasan tutamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüksek mertebede olanlar
– Nurdan yaratılmış olup Hz. Adem’e secde etmesi uygun görülmeyen melekler
Cümle içinde kullanımı: ” İnsanoğlunun babası olan Adem’e sadece âlûn olan melekler biat etmemiştir. “