Kelime Kökeni: Arapça-arz+Farsça-hâne
– Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Şerîf bölümünün ön kısmı
Cümle içinde kullanımı: “Biraz dışarıda kalan arz-hâne karanlık bir odadır ziyaret etmek isteyenler arkamdan gelsin. “
Kelime Kökeni: Arapça-arz+Farsça-hâne
– Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Şerîf bölümünün ön kısmı
Cümle içinde kullanımı: “Biraz dışarıda kalan arz-hâne karanlık bir odadır ziyaret etmek isteyenler arkamdan gelsin. “
Kelime Kökeni: Arapça-arz+Farsça-gâh
– Bir konuda arz etmek için toplanma yeri
Cümle içinde kullanımı: “Kadınlarımızın ve çocuklarımızın mağdurluğunu gidermek adına arz-gâh da toplanacağız.”
– Sunmak
– Takdim etmek
– Anlatmak, ifade etmek
– Saygı göstermek
Cümle içinde kullanımı:” Siz hanımefendiye saygılarımı arz eder, lütfuna nail olmak istediğimizi bildiririm.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Enlemesine
– Genişliğine
Cümle içinde kullanımı: ” Arzânî olacak şekilde tomrukların kesilip sonrasında tutkalla birbirine yapıştırılması lazım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Enine olarak, enliliğine göre
– Genişliğine
Cümle içinde kullanımı: ” Dolabın arzanına göre bir yenisi daha yapılacak ve köşkün mutfak kısmına yerleştirilecek.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sergileme
– Sunma, gösterme
– Teşhir etme
Cümle içinde kullanımı: ” Gümüşten yapılan kolye ve yüzükler genç kadınlara arzâ edilecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Saygılarını bildirme
– Hürmet gösterme
Cümle içinde kullanımı: ” Arz-ı ta’zîmât etseler dahi kanun üstüne söz söylenmeyeceğini görecekler.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Mal alma
– Mal satma
– Varlık alıp satma
Cümle içinde kullanımı: ” Arz-ı talebe göre üretim ve satış yapıyoruz o yüzden stoklarımızda fazla mal bulunmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Nefsini öne sürme, gösterme
– Kendini gösterme
Cümle içinde kullanımı: ” Aşkta olduğu gibi mesleğinde de arz-ı nefsini göstermelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hürmet gösterme
– Saygı sunma
– Riayet sunma
Cümle içinde kullanımı: ” Arz-ı hürmet ederim efendim, rica buyurunuz bir kahve içelim.”