Kelime Kökeni: Arapça-asr
– Çağ, zaman, devir, hengâm, yüzyıl
– İkindi vakti, ikindi zamanı
– Asır
– Mevsim
Cümle içinde kullanımı: ” Asırlar boyu varlığını sürdürecek bir eser üretmek benim derdim, popüler kültüre kurban edilecek bir eser değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-asr
– Çağ, zaman, devir, hengâm, yüzyıl
– İkindi vakti, ikindi zamanı
– Asır
– Mevsim
Cümle içinde kullanımı: ” Asırlar boyu varlığını sürdürecek bir eser üretmek benim derdim, popüler kültüre kurban edilecek bir eser değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-ismet
-Günahtan korkan kimse
– Yasaklardan kaçınan kimse
Namuslu, iffetli, afif
Cümle içinde kullanımı: ” Toplumumuzun yüzü ak, âsım insanlara ihtiyacı vardır.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Asılacak olan kimse
– İdam edilecek mahkum
Cümle içinde kullanımı: ” Verilen kararla bu adam sabahın kuşluk vaktinde asılmalu!”
Kelime Kökeni: Arapça-asl
– Temel, kök
– Aslı, hakiki, safi
– Gerçek
– Aslı
– Soy, nesep, baba soyu
– Esas, başlıca sebep
Cümle içinde kullanımı: ” Bir olayın asıl halini öğrenmek istiyorsanız tüm tarafları eşit derece dinlemeli ve adaletli davranmalısınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-avâsıf müennes dişil biçimi
– Şiddetli esen rüzgar
Cümle içinde kullanımı: ” Birden peyda olan âsıfa yerdeki sergileri uçurup gitti.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok şiddetli esen
– Pek sert
– Kasırga
– Fırtına
– Şiddetli esen rüzgar
– Çevrintili rüzgar
Cümle içinde kullanımı: “Ağaçları köklerinden sarsan âsıf çatıları uçuruyor, tozu dumana katarak ilerlemeyi sürdürüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kabir sahipleri
– Ölüler
– Mezar sahipleri
Cümle içinde kullanımı: ” Ashâb-ı kubûr bedeniyle toprağı doldururken, ruhu bu dünyayı terki diyar eyler. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Mağara dostları
– Yedi uyuyanlar
– Mekselina, Yemliha, Mernüş, Mislina, Sazenüş, Debernüş , Kefeştatayüş
Cümle içinde kullanımı: “Padişahın şerrinden kaçan yedi zat olan Ashâb-ı Kehf, mağaraya saklanarak riyazet için dünyaya sırt çevirmişlerdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Cennet ehli
– Cennet halkı
– Cennetlik olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ashâb-ı cennet olanlara müjdelenen ahiret, onların salih amelleri adınadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sâhib çoğul biçimi
– Sahipler
– Arkadaş olanlar
Cümle içinde kullanımı: ” Ashâblar, Ey yüce ahabeler Muhammed Resül’ün gayesine mazhar olanlar öğretileriyle yaşayanlar.”