Kelime Kökeni: Farsça
– Samanyolu, saman uğrusu, süreyya, kehkeşan
– Hacıyolu, Gökyolu
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân-deh sözünü mutlaka duymuşsundur eski dilde Samanyolu anlamına gelmektedir, bu eserde de kullanılan bir terim olmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Samanyolu, saman uğrusu, süreyya, kehkeşan
– Hacıyolu, Gökyolu
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân-deh sözünü mutlaka duymuşsundur eski dilde Samanyolu anlamına gelmektedir, bu eserde de kullanılan bir terim olmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gök
– Gökyüzü, gök
– Göğün görünen yüzü
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân yeniden mavilenip pirüpak olduğu vakit derdini bulutlara fısılda.”
Kelime Kökeni: Ad
– Asmaya elverişli
– Çardar, kameriye
– Ağaç dallarından yapılan gölgelik
Cümle içinde kullanımı: ” Yazın evlere tıkılmaktansa asmalıkta oturuyor tüm günü kuş sesleriyle birlikte kitap okuyarak geçiriyordum.”
Kelime Kökeni: Arapça-asl
– Hususîlik asılla ilgili olma
– Mümtaziyet, seçkinlik
– Yüksek vasıflara sahip olma
– Seçkin olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Asliyyet durumuna verilecek kararın ne kadar doğru olduğu tartışılacak bir konu.”
Kelime Kökeni: Arapça-aslîn müennes dişil biçimi
– Aslî
– Hakikaten, esasen, kaide
– Gerçek
– En ziyade
Cümle içinde kullanımı: ” Asliyye davalara Savcı bey çağırılır istirham buyurursanız biraz bekleyiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Asılla ilgili olma
– Gerçek, hakiki, safi
– Esas, temel
Cümle içinde kullanımı: ” Aslî görevlerimizden biri nefis denilen canavarı yenip tutsak etmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Aslında, esasen
– Temelden, kökten
– Kök bakımından
– Başından
Cümle içinde kullanımı:” Aslen İzmirli sayılırım ama ana tarafından Kütahya’lıyım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sâlih
– En ahlaklı kimse
– En salih
– İyi davranış sahibi kimse
– En hayırlı yol
Cümle içinde kullanımı:“Bizlere yoldaş olacak, doğruyu eğriyi birbirinden ayırt edebilen aslah dostlar lazım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sulb çoğul biçimi
– Soylar, nesiller, sülaleler, kuşaklar
– Beller
Cümle içinde kullanımı: ” Aile geçmişi yalan söyleyebilir ancak aslâb olarak ilerleyen genetik miras yalan söylemez.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Katiyyen
– Hiç bir vakit
– Cuda
– Kesinlikle
Cümle içinde kullanımı:” Asla istifamı vermeyeceğim keza bir gitmesi gerekiyorsa o buraya terk edebilir.”