Kelime Kökeni: Farsça
– Ateşli, öfkeli, kızgın, hiddetli
Cümle içinde kullanımı:” Âteş-nâk kimselerle konuşurken dikkatli olmak gerekir bir anda patlama noktasına gelebilirler.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateşli, öfkeli, kızgın, hiddetli
Cümle içinde kullanımı:” Âteş-nâk kimselerle konuşurken dikkatli olmak gerekir bir anda patlama noktasına gelebilirler.”
Kelime Kökeni: Ad
– Külhan, ocak
– Ateş yanan yer
– Ateş taşımaya yarayan kap
– Ateşleyen örgen
Cümle içinde kullanımı:” Köşkün hamamını ısıtan ateşlik en aşağıda bulunuyor hizmetlilerden biri mutlaka ilgilenir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Külhancı, hamam ocağını yakan kimse
– Aceleci,
– Merhametsiz, acımasız kimse
Cümle içinde kullanımı:” Rahmetliyi anarken eskilerden ne kadar âteş-kâr biri olduğu sürekli aklıma gelir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Cehennem ehli olanlar
– Cehenneme gidecekler
Cümle içinde kullanımı:” İslamda âteşiyân olanlar başka bir insanı öldüren ve hakkını yiyenlerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Etkileyici konuşan
– Sesi yanık, dokunaklı kimse
Cümle içinde kullanımı:” Âteşîn-dem narasıyla yüreğimizi yakan bu çocuğa daha ne kadar sessiz kalabileceksiniz?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Canlı, ateşli, coşkun, aşırı hareketli
– Ateş gibi yakıcı
– Kıpkırmızı
– Ateş renginde
Cümle içinde kullanımı:” Âteşîn yürüyüşüne bakılırsa bu gün iyi bir şeyler olmuş bu adama.”
Kelime Kökeni: Farsça-âteş+Arapça-î, âteşiyân çoğul biçimi
– Ateş renginde
– Ateşli, heyecanlı, müteheyyiç
– Öfkelenen, hiddetlenen,
– Cehennem zebanisi
– Dokunaklı
Cümle içinde kullanımı: ” Âteşî lal gözlerinde korun sıcaklığını, kıvılcımın hararetini ve azmini taşırdı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateşleyen
– Ateşleyici
– Ateş veren
Cümle içinde kullanımı: ” Yapılan makinenin âteş-hîz parçasını yurt dışında getirteceğiz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hızlı yürüyen
– Seri yürüyen
Cümle içinde kullanımı:” Âteş-hırâm adımlar atan, seri konuşan insanlardan hep çekinmişimdir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Merhametsiz, acımasız, katı yürekli, kalpsiz
– Keklik
Cümle içinde kullanımı:” Yavru âteş-hârın gözlerine baktım öyle korkmuş ve ürkmüş ki kalbi elimde atıyordu.”