Kelime Kökeni: Sıfat
– Gelip giden
– Gelip geçen
– Gelip gidici
Cümle içinde kullanımı:” Kök çalacak değiliz elbet, bizde âyende ve revendeyiz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Gelip giden
– Gelip geçen
– Gelip gidici
Cümle içinde kullanımı:” Kök çalacak değiliz elbet, bizde âyende ve revendeyiz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hırsızlara karşı bina ve ev girişlerine koyulan ayna
Cümle içinde kullanımı:” Eve girecek hırsızları korkutmak için eskilerin yöntemi olan âyende-nümâ denemelisin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gelen
– Gelme işini yapan
– Yolcu
Cümle içinde kullanımı:” Yazılan böyle ömrümüzde, bizde bu dünyada âyende konuklarınız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Demir
– Simgesi Fe olan element
– İri göz
Cümle içinde kullanımı:” Âyen kullanarak yapılan çapaların önümüzdeki günlerde sevkiyatı başlayacak.”
Kelime Kökeni: Ad
Aydın olma durumu
– Temiz, saf
– Işık
– Vazıh, açık
Cümle içinde kullanımı:” Günlük güneşlik, aydınlık bir günde kötü haber alacağımı hiç düşünmemiştim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Aydınlık olan
– Aylı gece
– Ruşen
– Mukbir
– Parlak
– Işıklı, ziyalı
– Münevver
– Temiz, saf, yalın
Cümle içinde kullanımı: “Aydın bir kişiden beklenildiği gibi bütün teorileriniz bir dayanağa sahip.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ucu hilal şeklinde olan keser
– Ucu kavisli keser
Cümle içinde kullanımı:” Çırağa söyleyelim de dükkandan aydemiri getirsin.”
Deyim
– Gece açıkta yatmak
– Açık alanda uyumak
Cümle içinde kullanımı:” Çadır kurduğumuz bu otlakta ay dedeye misafir olacağız çocuklar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çocukların gözünde ay
– Ay
– Kamer
Cümle içinde kullanımı: “Ay dedeye bir selam çakıp ıssız yolların karanlığına daldım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayb+Farsça-nâk
– Eksiği olan
– Kusurlu
– Noksan
– Eksiklik
Cümle içinde kullanımı:” Ayb-nâk olan bir kadının peşinden gurbet ellere gidip vardın.”