Kelime Kökeni: Farsça
– Nefes, soluk
– Bade, şarap, içki
– Rüzgar, esinti, meltem, yel
– Hava
– Olsun anlamında kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı:“İçimi yalayıp geçen bâd şahidim olsun bu can ben de durdukça hükmünü yadırgamayacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Nefes, soluk
– Bade, şarap, içki
– Rüzgar, esinti, meltem, yel
– Hava
– Olsun anlamında kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı:“İçimi yalayıp geçen bâd şahidim olsun bu can ben de durdukça hükmünü yadırgamayacağım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yaşlı kadın
– Refika, zevce, hanım, eş, karı
– Kalfa
– Abla
– Hemşire
– Kız kardeş
Cümle içinde kullanımı:“Bacım sen bizi yanlış anladın asla kötü niyetimiz yoktur dostane bir yardım eli uzatmak istiyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Vergi toplayan kimse
– Vergi memuru
– Haraççı
Cümle içinde kullanımı:” Bâc-hâh diye adlandırılan devlet memurlarının görevi vergileri toplamaktı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Vergi toplanan resmi devlet dairesi
– Vergi dairesi
Cümle içinde kullanımı:”Eskilerden Bâc-gâh olarak kullanılan bu bina artık ayakta duramayacak kadar yaşlı ve bakımsız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vergi toplayan kimse
– Vergi memuru
Cümle içinde kullanımı:”Baccı görevini arz eden dedeniz yıllarca devletimize hizmet etmiş onurlu bir vatandaşımızdı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Vergi tahsildarı
– Vergi memuru
– Bac toplayan görevli
Cümle içinde kullanımı:” Osmanlı döneminde yer alan Bâc-dâr, halktan vergi toplayan devlet memurlarıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Vergi toplayan görevli
– Vergi memuru
– Vergi tahsildarı
– Yol güvenliğinden sorumlu memur
Cümle içinde kullanımı:” Bâc-bân olarak görevini yerine getiren şahsın şahsına para geçirdiği ispatlanmış olup, devlete ihanetle suçlanmaktadır.”
Kelime Kökeni: Ad
– İki kız kardeşin kocaları
– Yoldaş, arkadaş
Cümle içinde kullanımı:”İki bacanak bir olup eşlerinin babasının malına çökmeye çalışıyorlar.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Boyu kısa kimse
– Bücür, ufak tefek
– Zavallı, gülünç
– Bodur, cüce
Cümle içinde kullanımı:” Yerden bitme bacaksızın ettiği lafa bek hele sen daha ne biliyorsun ki konuşuyorsun öyle!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– İri
– Bacağı olan, bacakları çok uzun olan kimse
– Boylu poslu
Cümle içinde kullanımı:“Görünüşünü tarif etmek gerekirse aklıma gelen ilk şey masanın altına sıkıştıramadığı bacaklı hali olurdu.”